25 Şubat 2012 Cumartesi

EV SEÇİMİ



EV SEÇMEK YAŞAM BİÇİMİNİ SEÇMEKTİR


Şimdiye kadar kiralık evler falan diye, hem bir giriş yapmış oldum hem de çaktırmadan, bir bloga nasıl yazı yazılır, nasıl resim girilir onları öğrenmeye çalıştım.
Hadi evler ve dekorasyonlarla ilgili herşeye sıfırdan başlayalım.  
İster satın alın, ister kiralayın bir ev seçmek yaşam biçiminizi seçmektir.  
Öncelikle kaç metrekareye ihtiyacınız var, nasıl bir mutfak istiyorsunuz, balkon mu seversiniz-bahçe mi, güvenlik mi-yalnızlık mı gibi sorulara cevap vermeniz gerekir.Bu sorulara vereceğiniz yanıtlar sizin yaşam şeklinizdir çünkü. Eğer yemek yapmaktan hoşlanıyor ve mutfakta çok zaman geçiriyorsanız, daha geniş bir mutfağa ihtiyacınız var demektir. Balkon tercih ediyorsanız üst katlara, toprağa basmaktan hoşlanıyorsanız bahçe katlarına bakmanız gerekir. Güvenlik benim için önemli diyorsanız, bir site içinde yer alan binaları aramalısınız. Böyle tonlarca soru ve cevap var. Çocuklarınız var mı, kaç yaşlarındalar, hobileriniz neler, çalışma odası ihtiyacınız var mı yoksa evin heryerinde okuyup yazabilir misiniz, banyoyu doldurup içinde keyif yapmaktan hoşlanır mısınız, yüksek sesle mi müzik dinlersiniz, bisikletiniz var mı sorusunun cevabı bile seçeceğiniz mekanı belirlemekte önemli rol oynar.
 Ben kendi adıma, hayatımla ilgili bütün bu soruların yanıtlarını biliyorum. 
 Beni mutlu eden şeylerin ve olmazsa olmazlarımın farkındayım.
Bu yüzden de ev seçerken, tüm isteklerimin minimumda bile olsa karşılanmasını isterim. Bu arada birşey daha, ev tercihinde bulunurken bazı şeyler çok önemlidir. Duvarların rengini değiştirebilirsiniz ama, evinizin manzarasını ve konumunu değiştiremezsiniz, banyo fayansları ve mutfak dolaplarınızı değiştirebilirsiniz ama, eve fazladan metrekare ilave edemezsiniz. Şık lambalar takabilirsiniz ama, elektrik tesisatınızı yeniden çektirmek-eğer yeni bir ev yapmıyorsanız- çok zordur.
 İşte bütün bu laflardan sonra, isterseniz hem birbirimizi daha yakından tanımak adına hem de bir başlangıç olsun diye, size kendi maceramı anlatayım. 
Her şey 4 yıl önce satın almak için yeni bir ev aramaya başlamamla başladı.

Hemen olmazsa olmazlarımı sıraladım. Neler bekliyordum yeni evden?
  1. Müstakil olsun
  2. Bahçesi olsun
  3. En azından 2 katlı olsun
  4. Bulunduğu sokak sakin olsun.
  5. Bahçemde otururken mümkün olduğunca kimse beni görmesin.
  6. En azından 150 metrekare olsun
  7. Misafirlerime ayıracağım bir oda ve banyo olsun.
  8. Çalışma odam olsun
  9. TV seyredebileceğim  ayrı bir bölüm olsun
  10. Çamaşırhanesi olsun
  11. Deposu olsun
  12. Araba park sorunum olmasın.
  13. Kendime ait geniş bir banyom olsun
Evet bakınca çok fazla şey istermiş gibi görünüyorum ama bence değil. Nedenlerine gelince:
-Ben apartmanlarda mutsuz oluyorum. Evimi ne kadar ısıtacağıma, müziğin sesini ne kadar açacağıma kendim karar vermek istiyorum. Evet bu durumda çöpümü çıkaracak veya bakkala gidecek bir kapıcım olmuyor ama karışanım görüşenim de olmuyor. Hayatımın kendi paramla ev tutabileceğim döneminde 3 yıl hariç hep müstakil evlerde oturdum.
-Bahçesi olsun istiyorum, ister büyük ister küçük. Benim dünya tatlısı 2 tane kedim var. Rahatlıkla girip çıksınlar eve. Daha önce de köpeğim vardı. Ne yazıkki 3 sene önce öldü. Ayrıca toprağa basmak istiyorum ,sıcak havalarda güneşin altında uzanmak istiyorum, çiçeklerim olsun, etrafım beton yerine yeşil olsun istiyorum.
-Neden 2 katlı ev istiyorum? Eğer tek başınıza yaşamıyorsanız, merdivenli evler size özel alanlar sağlar. Tek katta bir 150 mertekareden se 50' ar metrekareden 3 katı tercih ederim.
-Evin yeri sakin olsun, trafik gürültüsü olmasın. Uzak olabilir ama kalabalık olmasın.
-Bahçemde rahat oturup uzanmak isterim, etrafımda yüksek binalar olmasın. Mahalle gibi olsun.
-Evde kaçış yerlerim olabilsin.
-Sevgilim de bende misafir seviyoruz. Arkadaşlarımız gelince rahatça kalabilsin. Onlara ayırdığım ayrı bir odam olsun.
-Çalışma odam benim için çok kutsal. Kapısını kapatıp yalnız kalabileceğim, okuyup yazabileceğim ayrı bir mekanım olsun.
-Salonda ya da oturma bölümünde TV görmek istemiyorum. Bütün gün TV nin sesinin açık olduğu evler beni çok rahatsız eder. Eğer bir film izlemek istiyorsam orada seyretmeliyim, film bitince de oradan çıkmalıyım.
-Çamaşır makinamın, kirlilerimin, deterjanlarımın, ütü masamın banyoda olmasından hoşlanmıyorum. Bunlar için ayrı bir bölüm olmalı.
-Küçük de olsa bir deposu, ardiyesi olsun. Bahçe minderlerimi, fazlalıklarımı oraya kaldırayım.
-Kapımın önüne arabamı rahatça parkedebileyim, işten gelince park yeri aramayayım.
-Geniş bir banyom olsun. Duş yerim, içinde yatıf keyif yapabileceğim büyüklükte bir banyom olsun.
İşte tüm bu bilgilerin ışığında ev aramaya başladım. Bütün bunlara ilaveten de boğazda olsun. Deniz kenarı olması hayal tabii ki ama yürüyerek hemen denize ulaşabileyim. Suyu görmeden yaşayamam ben.
Çok uzun süre aradım böyle bir yeri. Sonunda  yaşamak istediğim yeri gördüğümde ise hiç tereddüt etmedim. Nereyi mi satın aldım? İşte BU EVİ.

14 Şubat 2012 Salı

KULLANIŞLI MUTFAKLAR


Bir yere taşınmadan önce mutlaka o evin planını çıkarırım. Hem de en küçük ayrıntısına kadar. Siz de deneyin, ne kadar çok işe yaradığını göreceksiniz. Ayrıca mutlaka evdeki eşyalarınızın da ölçüleri bir yerde kayıtlı olsun. Mesela masanızın ,dolabınızın, koltuklarınızın eni boyu kaçar santim.. Eğer yer kaplayan herşeyin ölçüsünü çıkarırsanız, bundan sonraki hayatınız çok kolaylaşır. Biraz zor biliyorum ama bu işlemi bir kere yapacaksınız. Ondan sonra yapacağınız şey ise, yeni aldıklarınızı bu listeye eklemek, sattığınız veya bir şekilde vazgeçtiğiniz eşyayı ise bu listeden çıkarmak. Artık nereye taşınırsanız taşının, yeni döşeyeceğiniz evin ölçülerini çıkarma işiniz olacak sadece. Böylece kağıt üzerinde tam bir yerleştirme yapabilirsiniz. Elinizdeki eşyaların rengini de bildiğiniz için, duvar rengine, perde rengine ve yere koyacağınız malzemeye karar verebilirsiniz rahatlıkla. Ben Beylerbeyine taşınırken, mutfak dolaplarımı da sökmüştüm.( çünkü evi sattığım kişi yeni mutfak yaptıracaktı). Eski dolaplarımın yeşil kapakları vardı. Yeni evimi ise gri-füme tonlarında boyamak istiyordum. Önce yeni kiraladığım evin mutfak dolaplarını söktüm. Tabii ki evsahibime, eskisinden daha güzel bir mutfak yapacağımı söyleyerek. Mutfağın tam ölçülerini çıkarttım. Sonra oturup kağıt üzerinde bu mutfağa, elimdeki ölçüleri olan dolapları yerleştirmeye başladım. Bir yığın farklı alternatif denedim. Eski mutfak dikdörtgendi. Bense dikdörtgen bir mutfaktan hoşlanmıyordum. Sonunda şöyle bir şey ortaya çıktı.Fotoğrafta gördüğünüz camların altında dikdörtgen bir tezgah varken,ben U biçimi bir mutfak yerleştirdim.


Avantajım, taşındığım evin açık mutfağının olmasıydı.Dolap kapaklarını füme-siyah arası bir renge boyadım. Tezgah' ın rengini tamamlayacak, ahşap jaluzeler ile klas bir hava yakaladım. Asma tavan ise modern bir görüntü verdi.  Duvarlara asılan resimler, cam içlerine konulan saksılarda mutfakta sıcaklık sağladı. Mutfaklarda, üst-tepe dolap kullanmayı hiç bir zaman sevemedim. Uzanmak tepelerden bir şeyler almak, hiç bana göre birşey değil. Bu yüzden oturduğum hiçbir evde üst dolap kullanmadım. Böylece, mutfağımın duvarları bana kaldı. Gerekirse bu duvarlara alçak raflar taktım. Yemek yapmayı seven bir insan olarak, aydınlık, rahat kullanışlı mutfaklar benim için çok önemli oldu her zaman.

9 Şubat 2012 Perşembe

KİRALIK EV

Bir ev ararken,nasıl kriterlerimiz vardır.1- Öncelikle fiyatı uygun olacak.2- Eşyalarınıza uygun olacak 3- Keyif alacağınız bir yer olacak. İşte bu sıralama ile ben, sevgilim, köpeğimiz ve kedimiz için yaşayacağımız en güzel yeri bulmak için harekete geçtik. 3 ay boyunca bir yığın yere baktık. Sonunda apaydınlık, bahçesi olan bütün eşyalarımızı alacak, hayvanlarımızın da rahat edeceği bir ev bulduk. Ev çok aydınlıktı çünkü bir yüzünü 4 kat boyunca kaplayan kocaman bir camı vardı. Aydınlık olması açısından harika ama, burayı kapatacak perdeyi nasıl bulacaktım. Hadi perde bulduk diyelim, hem içerisi gözükmesin, hem de aydınlık olsun istiyordum. Sonunda şöyle yaptım ve bence harika oldu. Eminönüne gidip, metresi 1.- dan çuval aldım. Bu çuvalın üst tarafına delikler açarak kurdela geçirip bağladım. İncecik misinalar sarkıtarak, ucuna eski bir avizeden sökülmüş kristal taşları astım. Perdenin de çeşitli yerlerine çeşitli büyüklükte nazar boncukları iğneledim. Böylece harika bir perdeye kavuşmuş oldum.

    YENİ BİR EV-YENİ BİR YAŞAM

    Bugün herşeye baştan başlayacağız. Eski bir ev alıp, önce binayı yenileyeceğiz. Sonrada içini döşeyeceğiz. Eski binalara merakım ne zaman başladı bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey varsa o da sokakta yürürken hep başımın yukarı çevrili olduğu. Bazıları insanlara bakar, bense binalara. Küçükken hep bir gücüm olsun isterdim. Şehirde dolaşıp, şöyle emirler verebilmek. " Bu binayı yıkın", " şurayı yok edin", "buranın etrafını düzenleyin", "şu binanın rengini değiştirin" gibi. Ne harika olurdu değil mi? O zaman tablo gibi şehirler ortaya çıkardı.

    Şimdi lafı uzatmayıp, ev bakmak için dolaşalım. Benim favorim boğaz hattı. Boğaz semtlerinin, o daracık sokaklarını , bozulmamış mahalle havasını seviyorum. Hatta Boğaz' ın Anadolu yakasını. Şimdi Anadoluhisarı'ndayız. Aslında 18 yıl önce burada tarihi eser sayılan bir virane almıştım. 3 yıl gibi uzun bir sürede mimarlarla, eski eserler kurumuyla ve mahkemelerle uğraşıp burayı yeniden yaratmıştım. İçinde 10 yıl gibi uzun bir süre keyifle yaşadıktan sonra , 5 yıl önce burayı sattım.Elimde kalan fotoğraflar ise yukarıdakiler. İlk yapıldığında beyazdı,sonra sarı oldu, en son ise gri-mor. Sanırım en çok bu renk yakışmıştı. Şimdi farklı bir yol izleyelim. Yeni bir inşaata başlamadan önce, burayı sattıktan sonraki süreci anlatmalıyım. 300 m2 net büyüklükte olan bir evi satınca , eşyalarla birlikte ne yaptım önce onu anlatmalıyım belki de.