1 Eylül 2012 Cumartesi

YAŞAM ALANI

 Kaldığımız yerden devam edelim evi dolaşmaya.
Yaşam katımızdayız. Yemek yaptığımız (ki  ikimizde yemek yapmaya bayılıyoruz), misafirlerimizi ağırladığımız, inanılmaz sofralar donattığımız, cumbasının içindeki kanepede kahvemizi yudumladığımız katta.




Sabahlara kadar süren ne sohbetlere tanık oldu bu masa. Demirciye yaptırılan metal ayaklar üzerine yerleştirilen çukurcumadan alınan eski bir kapı ve üzerine kestirilen bir cam.

Yere kadar inen ve bahçeye açılan geniş kapılar ışıl ışıl yapıyor salonu


Berjerlerimi 30 sene önce annemin bir arkadaşının ölen annesinin evinden almıştım. 


Arkada yemek masasının üzerinde eski bir hayvan yemliğinden, sevgilimin yaptığı aydınlatma asılı

Metal kapıların ardında portmanto odamız var. Bu kapıları Aydın Tekstil' e bir fuar için tasarlamıştım. Üzerindeki uzantıların içlerinde akşam olunca mumlar yanıyor. Evimize gelenler ilk önce bu görüntü ile karşılaşıyorlar

Bu cumbanın içinde oturup bahçeyi, kedilerimizin oynayışını, yağan karları seyrederken, bazen kahvemizi, bazen de içkimizi yudumlamanın keyfine varıyoruz.

Bu katta bir de mutfağımız var ama oranın resimlerini daha önce yayınlamıştım.
Lütfen şimdi bu gözle tekrar bakın ve okuyun.
Yayınla tuşuna basıp bir sigara yakmak istiyorum artık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder