24 Ekim 2012 Çarşamba

KENDİNE BALKON YAP

Belki görmüşsünüzdür ama, yine de buraya yazmadan duramadım. Bence inanılmaz bir tasarım.
Çok yüksek bir kattaysanız biraz ürkütücü olabilir ama, hem fikir şahane, hem de uygulaması çok basit.




Kendi balkonunu kendin yarat:




Evinde balkonu olmayanlar için olağanüstü bir fikir.

Pencerenizi 2 saniye içinde balkona dönüştürebilirsiniz, gördüğünüz gibi.
Biraz hayalgücü ile neler yaratılabiliyor.


Bu tarza çok benzeyen çeşitli pratik uygulamalar da yapılabilir.
İşte aşağıda bir tane daha.

Kahvaltı sehpası:






Başucu sehpanızın, komidininizin üstü, mükemmel bir kahvaltı tepsisine dönüşebilir.

Aynı uygulamayı, koltuğunuzun kenarına yapabilir, çok işlevsel bir çalışma masası da edinebilirsiniz.

Bu arada iki, üç yazı önce aynalı aksesuar dolabından bahsetmiştim.
Tesadüfen karşıma groupon şehir fırsatında bu ayna çıktı. İndirimli fiyatı 254.-
Hem de ücretsiz kargo ile evinize teslim olarak.

İlgilenenler için aşağıya linkini yayınlıyorum.

www.sehirfirsati.com/deals/tum-turkiye/aynalitakidolabi-mobilya-dekorasyon

Bugünlük bu kadar, yarın bayram, hepinize sevgiler........


20 Ekim 2012 Cumartesi

MELON ŞAPKALAR

Geçen gün de söylediğim gibi evmanya sitesini takip ediyorum. E-dergileri bir harika. Son sayılarından birinde aşağıdaki resimleri görünce çok şaşırdım.




Melon şapkalardan masa lambası ve spotlar yapmışlar.

Size aydınlatma ile ilgili yazdıklarımı hatırlarmısınız?

Kendi evimde aydınlatma elemanlarımızın neredeyse hepsini kendimiz yapmıştık. Bu arada sevgilime haksızlık etmek istemem. Ben tasarlıyorum ama bütün üretim ona ait.

Bundan 2 yıl önce, bu eve taşınırken yaptığımız, girişte kullandığımız aydınlatmanın fotoğrafını tekrar yayınlıyorum.




Aynı malzemeyi kullanmışız.

Biz de bu lambalar iki tane. Yanyana ama farklı boylarda olarak, tam sokak kapımızın karşısında asılı. Bu arada o gördüğünüz metal levhalar hem arkadaki vestiyerin kapısı, hem de mumluk olarak kullanılıyor. Yıllar önce bir fuar standında kullanmak için tasarlamıştım.

Bu şapkaları internetten sipariş ettim. Parti malzemesi satan yerlerden eve teslim 25.- liraya maloldu. Yukarıdaki masa lambalarında, içlerine yanmasın diye metal kaplamışlar. Bizimkilerde ampuller aşağıya doğru baktığından, herhangi bir sorun oluşturmuyor.

Ama masa lambası yapacağım derseniz, Eminönü' nden alacağınız ucuz tencereler de, bence aynı işi görür.
Gerisi elektrik malzemesi satan yerlerden alacağınız kablo vs.

Gördüğünüz gibi hiç de fazla para harcamadan, tasarım ürünleriyle donattığınız bir eviniz olabilir.

Yeterli farklı bir gözle bakmaya çalışalım.

Zaten hayatın kendisi de öyle değil midir? Standartın dışına çıktığınız zaman, size farklı yollar açar....

19 Ekim 2012 Cuma

BİSİKLET LAVABO

Bugün  yazımı yazmış ve yayınlamıştım, tam kapatırken ilginç bir tasarımla karşılaştım.
Bayram öncesi bu müthiş -bana göre tabii ki- görüntüyü sizlerle paylaşmak istedim.

Oldum olası sıkıcı ve standart tuvalet - banyolardan nefret ederim. Hele Türkiye de bu son zamanlarda yapılan gökdelenlerde, neredeyse hepsi birbirinin aynı olan banyolarla karşılaşıyoruz.

Oysa günde kimbilir kaç kere girip çıkıyoruz bu mekanlara.

Öyleyse neden farklı ve güzel olmasın?

Aynı bunun gibi....




 Benjamin Bullins, eski bir bisikleti üzerine koyduğu ahşap tezgaha zarif ve modern bir lavabo yerleştirerek çok hoş bir şekilde değerlendirmiş. Bisiklet severlerin özellikle beğeneciğini düşündüğüm bu tasarımın yeni geri dönüşüm fikirlerine ilham olması dileğiyle.   





Bir bisikleti lavabo altı olarak kullanmak, yaratıcılık değil de nedir acaba?
Aplikleriyle, sepetine konulan havluları ile,penceredeki vitray uygulaması ile harika duruyor.

Lavabo kenarına konulan pembe orkide ise, tam anlamıyla üzerine tüy dikmek bence.

Benim baktıkça içim açıldı.

Umarım siz de beğenirsiniz.....

Bundan sonra yapacağım evde kesinlikle bu fikri uygulayacağımdan emin olabilirsiniz.

CAM ÖNÜNDE UZANMANIN KEYFİ

Evinizde bulunan özgün eşyalar, harikadır. Onlar sadece size özeldir. Kimsenin evinde yoktur. Sizin kişiliğinizi yansıtır.
Eğer dekorasyona meraklı iseniz, çok ucuza mal edebileceğiniz , çok farklı bir eviniz olabilir.

Geçen gün, dergileri karıştırırken, evmanyanın blogunda, aşağıdaki sedirlere rastladım.

Benim için, cam önünde oturmanın keyfi, hiç bir şey ile ölçülemez. Hele bir kış günü, sıcacık güneş ışıkları da üzerinize vuruyorsa. Elinize bir kitap alıp, hatta yumuşacık bir battaniye ile buraya uzanmanın verdiği mutluluk ne ile karşılaştırılabilir ki?

Burada gösterilen fotoğraflar bir cumbanın içinin döşenmesi şeklinde.

Odanızın cam olan duvarının böyle bir köşe barındırmasını istiyorsanız eğer, şöyle bir yöntem uygulayabilirsiniz. Camın iki yanındaki duvarlara birer kütüphane yerleştirebilirsiniz. Böylece camın olduğu kısımda bir derinlik oluşur. Bu oluşan derinliğe, çeşitli sedirler oturtabilirsiniz. İster yutongları üst üste koyarak bir platform oluşturun, isterseniz bir yapı marketten sunta kestirin.
Ortadaki resimde gördüğünüz gibi, altına fazla eşyalarınızı koymak için çekmeceler bile yaptırabilirsiniz. Üstüne de bir yorgancıya istediğiniz desende diktireceğiniz minderler ile, muhteşem bir köşe elde edebilirsiniz. Bol bol yastık ise, bu mekanın olmazsa olmazı olacaktır.




Benim evimde de böyle bol güneş alan bir cumbalı bölüm var. Önce içine bir sedir yapmayı düşündüm. Sonradan ise, 70 cm. derinliğinde ve  3 metre uzunluğunda bir bölüm olduğundan, sedirin çok battal kalacağından korktum. Ayrıca bu bölümde aydınlatma da istiyordum.
Uzun süre düşündükten sonra, sedirden vazgeçtim ve koltuğa karar verdim.




Böylelikle koltuğun bir tarafına aydınlatma elemanı, diğer tarafına da küçük bir sandık yerleştirdim. Sandığın üzerinde ise tabii ki, en son okumakta olduğum kitapları bulunduruyorum.

Sizi bilmem ama ben, aynı anda bir kaç kitap birden okurum. Gün içindeki durumuma bağlı olarak değişir okuduklarım.

Sabahları gazetelerimi, ateşte yemeğim varsa-dikkatim oradaysa- hafif romanlar, keyfim yerindeyse otobiyografi ve tarih, o gün sadece okumaya planlanmışsam ise politika ve siyaset üzerine okumaktan hoşlanırım.

Haydi , biraz hayal gücü, sizde evde kendi özel köşenizi yaratın.....

17 Ekim 2012 Çarşamba

BEN DE İSTİYORUM

Bu sabah bilgisayarımı açıp, facebookta neler var diye bakarken, Hülya Sergün' ün yüklediği bir fotoğrafla karşılaştım. Doğrusu görür görmez bayıldım. Hangi kadın bayılmaz ki?

Hayat kurtaran ayna.



Yatak odanızda veya giyinme odanızda, derli toplu bir ayna. Her kadının nasıl depolayacağını bulamadığı, ama hep elinin altında olmasını istediği tüm aksesuarlarını içine koyacağı şekilde tasarlanmış. Sepetler, kutular ya da çekmecelere artık gerek yok. Fularlarınız, takılarınız, kemerleriniz hepsi elinizin altında.

 evgöre ve berke mobilya da satılmakta olduğu yazıyor. 
 Berke mobilyanın sitesine girip fiyatına baktım. 690.- liraya satılıyor. Ama açıkçası bir marangoza çok daha ucuza yaptırabileceğinizi düşünüyorum.

Bugün madem, faydalı bir şeyler yazıyoruz. O zaman alın size bir şey daha.

Boynunuzda sarkma varsa ve gıdınız çıktıysa, gelin bu maskeyi yapıp uygulayın.

Çene ve boynunuzun forma girmesi için maske:

Malzemeler:

300 gr. maden suyu
1 çay kaşığı deniz tuzu ( aktardan ya da marketten alabilirsiniz)
1 tutam dereotu
1 tutam semizotu

Tüm malzemeyi robottan geçirin. Buz kalıbına döküp dondurun. Sabah- akşam bir kapsülü cildinizde dolaştırın. Kuruyana kadar cildinizde bekletip, ardından yıkayın. 



Ardından aşağıdaki maskeyi uygulayın.

Malzemeler:

1 tatlı kaşığı yaş maya
1 çay kaşığı elma suyu
1/2 çay bardağı süt
1 çay kaşığı bal

Tüm malzemeyi karıştırın. Bu karışımı gıdınızda 20 dakika bekletin. Ardından da yüzünüzü önce sıcak, sonra soğuk su ile yıkayın. 

Bu arada yumurta akı ve bal karışımının da yüzdeki kırışıklıklarda mucizeler yarattığını biliyorum.