18 Kasım 2012 Pazar

PRATİK FİKİRLER

Geçen hafta perşembe günü ani bir kararla İzmir' e gitmek üzere yola çıktık. Amacımız sevgilimin 2,5 yaşına gelen yeğenini görmek ve pazar günleri Seferihisar' ın Sığacık köyünde kurulan organik köy pazarına gitmekti. Daha fotoğrafları bilgisayara yüklemediğimden orada yaptıklarımızı daha sonra yazacağım.
Neyse perşembe ve cuma günü İzmir' de, cumartesi gecesi ise Sığacık' ta kaldık. Pazar günü İstanbul' a dönmek üzere yola çıktık. Ama yolda fikir değiştirip Dalaman' a gitmeye karar verdik. 2 gün Sarıgerme' de 1 gün de Göcek' te geçirdik. Harika bir hava ve harika bir deniz vardı. Böylece Kasım' ın ortasında denize girme fırsatı yakaladık.

Tüm bunları anlatmamın nedeni uzun zamandır yazamama nedenimi açıklamaktı. 
Gevezeliğimin kusuruna bakmayın.

Şimdi evdeyiz. Size daha önce yazmaya karar vermiş olduğum, bir kaç pratik fikri anlatmak istiyorum.

 Erzak saklama torbaları



Bu torbalara bayıldım. En kısa zamanda yapmak istiyorum. Patates, soğan, sarımsak gibi erzakları saklamak  için çok pratik bir fikir. Sepete doldursanız, koyacak yer sorunu çıkar.
Bunları birer kanca ile duvara asabilirsiniz. Hem çok şık, hem de kullanımı kolay.


Şık bir çalışma masası:




Viki Hünal' ın çalışma masası harika. Ralp Laurent' in masasını örnek alarak yaptırmış.
Benim antika bir çalışma masam var. Eskiden bana yetiyordu. Ama bilgisayarlar çıktığından beri masaya sığmamaya başladım.
Yeni evde yeni bir masa istiyorum.
Ahşap ve metalin birlikte kullanımını zaten çok severim. Biri sıcak, biri soğuk iki materyal.
Demirciye yaptıracağınız sıpa şeklinde metal ayaklar üzerine yerleştirilecek bir ahşap ile inanılmaz şık bir masa elde etmiş olursunuz.



Harika bir salıncak:








Ben aslında salıncak sevmem. Daha doğrusu hazır satılanlardan hoşlanmıyorum.

Bu fotoğrafı görünce bu konudaki fikrimi değiştirdim. İple tavana asma fikri çok akıllıca. Oturma yerini ise istediğiniz genişlikte yapabilirsiniz.
İki kişinin birlikte rahatlıkla yatabileceği bir salıncak, fena olmazdı doğrusu.


Komple bir çamaşırhane:


Bu çamaşır dolabını ise, evinizin istediğiniz köşesinde rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Hatta mutfak dolaplarının devamı gibi olabilir.
Türkiyede ki evlerin banyoları zaten küçük. Bir de oraya çamaşır ve kurutma makinesi sokma fikrinden hiç bir zaman hoşlanmamışımdır. Ben genellikle çamaşırhaneden yanayım ama, bu fikri de çok kullanışlı buldum. Üst dolaplara da elektrik süpürgesi giriyorsa sorun yok.
Ütü tahtası sorunu ise, çamaşır makinasının üzerinde ki tezgahı uzatılabilir şekilde yaparak çözülebilir.


Kitap desteği:



İlk yapacağım şeylerden biri de bu kitap destekleri. Eğer iki yanı kapalı bir yere koymuyorsanız, kitapların devrilmeden durmasını sağlamak zor oluyor.
Ben evde, pazarcıların kullandığı- şimdi artık elektronik tartılar kullanıyorlar ama, eskiden gramla tartılırdı- kilogramlardan kullanıyorum. Beş kiloluk ve 10 kiloluk ağırlıklar, hem ilginç duruyor, hem de işimi fazlasıyla görüyor.
İstediğiniz malzeme ile kaplayacağınız ateş tuğlaları, bu iş için bir alternatif.

 Aydınlatma alternatifleri:

Son olarak aydınlatma için hem ucuz, hem ilginç fikirler var sırada.


Çeşitli su borularından, abajur ayakları yapabilirsiniz. Neler kullanacağınız, tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış.





Pazarcıların, günün erken karardığı kış akşamlarında yaktığı ampulleri hep beğenmişimdir.

Evinize takmak için pahalı avizeler almanıza gerek yok. Aynı noktadan çıkan, fazla sayıda ampulü uzun siyah kablolara takarsanız, çok farklı bir aydınlatmanız olabilir.

Belki gözü yormamak için soft ampul kullanabilirsiniz. Normal ampul boyutundan daha büyük ampuller takarsanız, daha da şık duracaktır.

Bugünlük bu kadar. 
Görüşmek üzere...............

5 Kasım 2012 Pazartesi

KENDİNE BAHÇE YAP

Herkes bahçeli bir evde yaşama şansina sahip değil ne yazık ki. 
Ama bu yine de bir bahçeye sahip olamayacağınız anlamına gelmiyor. Balkonunuzda, cam içlerinizde, siz de bahçe yaratabilirsiniz. 
Buraya yayınlanmış bazı fikirleri aldım.



 Meyve-Sebze kasalarından bahçe yapmak


 Meyva kasaları ile çok hoş bahçeler yaratabilirsiniz. Bu kasalara dikeceğiniz çeşitli sebzeleri, raflara yerleştirebilirsiniz.
Domates, biber, reyhan, kekik, en kolay yetiştirilenlerden. Ben maydanoz ve dereotu yetiştirmeyi ne yazık ki beceremiyorum.
Naneyi ise bir yerden köklü olarak edindim.

Bu arada kasaları farklı amaçlar için de kullanabilirsiniz. Yukarıda tekerlek takarak ve üstüste koyarak kullanımlarını görüyorsunuz.


Yumurta Kabuklarında çiçek yetiştirmek





Şu anda, bu yukarıdaki fikri gerçekleştirebilmek için, yumurta kabuğu biriktiriyorum. Yediğimiz her yumurtanın kabuğunu yıkayıp, cam içine koyup kurutuyorum.
Sonra içlerine toprak doldurup kaktüs ekmeyi düşünüyorum. Aralarından bazılarına ise arapsaçı ekeceğim. Böylelikle boşluklar dolacak. Yeşilliklerin arasından çıkan kaktüsler gözükecek.

Sanırım minik yumurta yeme kapları da aynı işi görür.


 Farklı bahçeler
 


 Bahçe duvarına yapılan uzun saksıları denedim. Ama benim çok fazla kedim olduğu için , ne yazık ki uzun süre dayandıramadım. Hemen içine girip kazmaya başlıyorlar. Diktiğim herşeyi çıkarıyorlar.

Cam kavanozları ise bahara deneyeceğim. Kelepçeleme yöntemi ile duvara monte etmek harika bir fikir. Benim bahçemde, tel örgü çitler var. Kavanozların ağızlarına tel geçirip asabilirim. Bu kelepçeleme yönteminden çok daha kolay.

Cepleri olan bir organayzer kullanmak ta harika bir fikir. Hazır alabileceğiniz gibi kendiniz de dikebilirsiniz.


Manken kafalar



Bu manken kafalarını  her zaman sevmişimdir.

Ben bahçe duvarına bir raf yaparak, üzerine yerleştirip senelerce kullandım. Eminönünden 3.- ya alabilirsiniz.
Başına bağlayacağınız bir eşarp ve gözüne yerleştireceğiniz renkli gözlükler ile yanyana inanılmaz bir görüntü oluşturuyorlar. Çok da etkileyici gözüküyorlar.

Açıkçası, üst kısmını delerek veya keserek, saksı olarak kullanma fikrini hiç düşünmemiştim.
Böyle de çok güzel olmuş.

Ayrıca, okulda belki de hepimizin yaptığı, pamuklar içinde fasulye yetiştirme işlemlerini hatırlayın.
Bu aralar tek kalan, takımı bozulan bardaklarımı, bu iş için biriktiriyorum. Onların içlerine pamuk yerleştirip, mercimek, fasulye, nohut ekeceğim.

Yani yumurta kabukları ve pamuklu bardaklar kısmını denemeye başlıyorum.

Sonuç alınca fotoğraflarını yayınlayacağım.

3 Kasım 2012 Cumartesi

MUMLAR

Mumlar hayatım boyunca çok sevdiğim nesneler olmuştur. Evimin her tarafında kullanırım. Bana hediye almak çok basittir. Kitap, mum ve sabun beni en çok sevindiren hediyelerdir.

Ama öyle enteresan  hayvan figürü şeklinde ya da o tarz farklı mumları sevmem. Mum benim için klasik formatta olmalıdır. Düz, büyük, yuvarlak veya kare.

Renk olarak da siyah,krem veya  kahverengi olabilir. Asıl tercihim ise krem rengi olanlar. Yani bildiğimiz kilise mumlarının kalınlarından.
Bir ara Kurtuluş' ta kiliselere mum satan bir imalathane bulmuştum, inanılmaz ucuza mumlar alıyordum.

Mumlar için her türlü altlık kullanabilirsiniz. Ben kaldırım taşlarına, yollara döşenen karoların üzerine aynı anda bir kaç boy mum yerleştirip yakmayı seviyorum. Hem şık , hem de emniyetli.

 Bu yaz kavanozları kullandım her yerde.
 Ağızlarına tel sarıp, bahçedeki bütün ağaçların dallarına astım.
Siz eğer evde kullanacaksanız, kavanozların ağız kısımlarına rafya bağlayabilirsiniz. İçine misketler doldurup, üzerine suda yüzen mumlar yerleştirebilirsiniz. Ya da susuz olarak tea light mumlar kullanabilirsiniz. Bu arada en ucuz tea-light mumlar İkea' da satılıyor. Eminönü' n den bile daha ucuza satıyorlar orada.





Evde misafir ağırlarken ise yemek masanızın ortasına yerleştireceğiniz çeşitli büyüklükte kavanozlarda yakacağınız mumlar, ortama büyülü bir hava katacaktır.
Aydınlatmayı sadece mumlarla sağlarsanız, etkisi daha da artacaktır.










2 Kasım 2012 Cuma

YAZ BİTERKEN

Bugün saat 17.00 de ortalık kapkara oldu. Bu sene, ilk defa bugün kışın geldiğini hissettim. Bahçeyi topladım. Minderleri bir hurcun içine koyup, sandıkların içine kaldırdım. Bahçede donabilecek nane, kekik, reyhan, biberiye, biber gibi bitkilerimi saksilara alıp, cam içlerine yerleştirdim.
Ağaçlardan fenerleri toplayıp, seneye tekrar çıkarmak üzere kaldırdım.
Bahçe artık kışa hazır. Sadece şemsiyeler kaldı. Yağmurların durduğu bir zaman diliminde, onlarıda fırçayla yıkayıp, kurutup, sarıp kaldıracağım.

Belki anlatmışımdır. Bizim ev bir kedi cenneti gibi. Şu anda baktığımız 6 tane kedi var. Bunların 3 tanesi evde, diğer 3 tanesi ise bahçede yaşıyor. Bugün bahçede kalanlar içinde kış hazırlıklarımızı yaptık. Islanmamaları ve üşümemeleri için yerler hazırlandı.

 Kış gelmeden bahçede yapmak istediğim tek bir  şey kaldı sadece.

Bu yaz bizim için çok yoğun geçti. Hemen hemen haftanın en az 3 gecesi misafir ağırladık. Ama herkesi aynı anda davet edebileceğim bir bahçe partisi veremedim.

Eğer havaların müsait olduğu bir zaman dilimi bulabilirsem, bir yaza veda partisi vermek istiyorum.

Geçenlerde bir blogda ilginç bir şey okudum. Ne yalan söyleyeyim benim aklıma gelmemişti açıkçası.

Bahçede bir açık hava sineması gecesi düzenlemek.



Eğer sizde böyle bir gece düzenlemek isterseniz, aşağıdaki linke bağlanıp bu yazıyı mutlaka okuyun derim. Fotoğrafları görmek için de  linke bağlanmanız yeterli.


 http://decotrends.blogspot.com/2012/06/ack-havada-sinema-keyfi-baskadr.html


 Belki bu sene artık böyle bir gece düzenleyecek, sıcak havalar bulamam ama, seneye bu fikri mutlaka uygulayacağım.

Bu sene ise, çok yakın dost ve arkadaşlarımızı ağırlayacağımız, ya mangal-bira partisi ya da sosis/makarna-şarap partisi ile yaza veda etmek istiyorum.

Umarım bu ay içinde böyle bir fırsat yakalayabilirim.....
Partide görüşmek üzere.....