Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA MED-CEZİR

3 Ekim' de, tam 70 gün önce duvarlara resim asmak ile ilgili bir yazı paylaşmışım sizlerle.
Yani, hayatımın nasıl altüst olacağını henüz bilmediğim, bundan tam 70 gün önce.....

O akşam,birlikte büyüdüğüm ve çok sevdiğim kuzenimin herkesin korktuğu o malum hastalığa yakalandığını ve 5 Ekim tarihinde hastaneye yatacağını öğrendim.  Tabii ki yanında refakatçi olmak için gönüllü oldum.
5 Ekim günü hastaneye gitmek üzere hazırlanırken telefonum çalmaya başladı.
Telefonun ucundaki oğlum, bundan 20 yıl önce ayrıldığım, ama hala hayatta en yakın dostum olan eski eşimin, yani babasının, beyin kanaması geçirdiğini haber verdi.
Ve o günden beri tüm hayatımız değişti.

Foça' da bir briç turnuvası sırasında meydana gelmiş olay. Foça Devlet Hastanesine kaldırılmış ama orada yapacak bir şey olmadığından ambulansla İzmir' e yola çıkarmışlar.
O andan sonrası tam bir koşturmacaydı.
Daha net bir haber almak için açılan telefonlar, uçak bileti araştırmalar, ne kadar kalmamız gerekeceğini bilme…

DUVARLARA RESİM ASMA

Resim
Televizyonda bir sanatçının evini tanıtıyorlardı, gözüm takıldı.

Bu ülkede resim kültürü olmadığı gibi, olanlarda da resim asma kültürü yok.
En sinir olduğum ise, tavana yakın asılı olanlar.
Her duvara bir tane asanlarda çoğunlukta.

İşte değişik resim asma şekilleri.........


















Hangi şekli kullanırsanız kullanın, unutmamanız gereken bazı şeyler var.
Çerçeveler mutlaka göz hizasında olmalı.
Yanyana asarsanız çerçevelerin alt kenarları aynı

TENTE YAPMAK

Resim
Her ne kadar yaz ayları geride kaldıysa da, benim için ancak sıra geldi.

Çok basit bir tente yapımı anlatacağım.
Dünyanın parasını verip tenteler, şemsiyeler almanıza gerek yok.

Öncelikle evde bulunan herhangi bir kumaş bu iş için kullanılabilir. Hatta çarşaftan bile yapabilirsiniz.






Kullanacağınız yere göre kumaşınızı, kare, dikdörtgen veya üçgen haline getirin.
Uçlarına kalın ipler veya halat sarın.


 Bu sardığınız halatların ucunda büyük bir ilmek bırakın. Bu ilmeğe, yapı marketlerden veya nalburlardan alacağınız "gerdirme" denilen kancalardan takın. Bu gerdirmelerin ucu vidalı olduğundan, tentenizi istediğiniz kadar germe imkanı sağlayacaktır. Esneme yapmayacaktır.




Ben üçgen yaptım. Çok da şık oldu..........



MÜGE ANLI İLE TATLI SERT

Sabahları vakit buldukça, Müge Anlı ' nın televizyonda yayınladığı programa takılıyorum.
Bilmeyenler için söyleyeyim. Kayıpların arandığı, faili meçhul cinayetlerin çözüme kavuşturulmasına çalışılan bir program bu.
Sabah kuşağı, kadın programı, vakit kaybı gibi şeyler söylediğinizi duyar gibiyim, ama hiç katılmıyorum.

Öncelikle kayıp kişilerin bulunması için çok önemli bir araç. Programa gelen mail ve telefonlara bakılırsa, inanılmaz bir seyirci kitlesi var. Bu seyirciler, kayıp kişilerin bulunması için, Türkiye' nin her tarafından telefon yağdırıyorlar. Genellikle de başarılı oluyorlar.
Geçen sene Kanada Vancouver' de bulunduğum sırada, 7 yaşlarında bir kız çocuğu kaybolmuştu. Bir anda bütün şehir harekete geçti. Tüm yerel televizyonlar, radyolar kayıp duyurusu yapmaya başladılar. Şehrin her tarafına sefer yapan belediye otobüslerin önündeki-hangi bölgeler arası çalıştığını belirten yazıların geçtiği- ışıklı panolarda da bu ilanlar yayınlandı. Sonuçta akşam olmadan çocuk b…

KEYİFLİ BİR YEMEK

Resim
Bodrum tatili dönüşü, Kuşadası' ndan geçtik.
Beton yığını olmaya başladığından beri, değil gitmek, içinden bile geçmek istemiyordum Kuşadası' nın.
Oysa, 25-30 sene öncesinin Kuştur, Ömer Tatil Köyü, Kısmet Oteli' ni  keyifle hatırlıyorum.

Şu anda ki durumu ne yazık ki içler acısı.Girişten itibaren yüksek beton binalar karşılıyor sizi.

Neden biz şirin tatil kasabaları oluşturamıyoruz acaba?
Her tarafı beton yığını haline çeviriyoruz. Bütün sahillere 5 yıldızlı kocaman oteller dikiyoruz?
Yeterli arıtma olmadığı için denizlerimiz pisleniyor.
Gerçi sahilden denize girmek bile hayal oldu artık. Bütün sahiller otel dolu, onlardan arta kalan yerleri de yazlık siteler işgal etmiş durumda.
Yıllar önce ilk defa Cannes' e gittiğimde yerleşim düzenine hayran kalmıştım. Nedense kimsenin aklına sahillere otel dikmek gelmemişti. Tüm sahiller herkese açık plajlar şeklinde düzenlenmişti.
Biz ise, girdiğimiz heryeri bozmakta inanılmazız. İşin kötüsü, ne köy ne de şehir haline geliyor bur…

NEDEN HEP BAĞIRARAK KONUŞUYORUZ?

Resim
Kamp faslını kapatmamızın ardından, yine erken saatlerde farklı bir koyda ve deniz kenarındayız. 

Saatin erken olmasına güvenip " nasıl olsa bu saatlerde kimse olmaz diye " Yalıkavak' a daha yakın bir yere geldik.

Gerçekten de, yabancı oldukları ilk bakışta belli olan bir çiftin dışında, başka kimseler yoktu.

Biraz sonra nereden çıktığını anlamadığım, iki tane uzak doğulu turist gördüm. Ellerinde bizim pazararabalarına benzer bir şeyleri çekerek, kumsala doğru geliyorlardı.

"Acaba eşyalarını, havlularını bu şekilde mi taşıyorlar" demeye kalmadı, kendilerine tam deniz kıyısında bir yer seçtiler. Benim o pazar arabası zannettiğim şeyi açtılar. İçinden gerçekten de havlularını çıkardılar.

Sonra gözümün önünde, o garip şeyler birer şezlong haline dönüştü.







Lütfen , Türkiye' de bunlara rastlayan birileri varsa söylesin, hemen gidip alacağım. Yoksa sonsuza kadar sussun.

Neyse, "eğer bulamazsak, böyle bir aleti nasıl yaparız ?"  konuşmalarımıza sigara ve k…

KÜDÜR'E SON ZİYARET

Resim
Kamptan ayrılıp, Yalıkavak' a taşınalı 3 gün oldu. İkimiz de deli gibi özledik.
Bir daha gidip görmeme kararımıza rağmen, dayanamadık.

Bir sabah şişme yatağımızı arabamıza koyduk, yoldan yiyecek-içecek bir şeyler aldık

Neyle karşılaşacağımız konusunda hiç bir fikrimiz yoktu. Gelen birileri olmuş mudur? Her şey bıraktığımız gibi mi duruyordur ?

veeee işte yine Küdür' deyiz.




Kamp yerinden geriye hiç bir iz kalmamış.

Adımızı kazıdığımız taş hariç, herşeyi almışlar. Çamaşır iplerini bile sökmüşler. Ocağımızın taşları sağa sola atılmış. Sanki daha 3 gün önce biz burada yaşamıyormuşuz gibi yok olmuş izler.

Hem hüzünlendik, hem de yine yalnızız diye sevindik.

Hemen arabadan yatağı çıkarıp şişirdik.

Bu sefer 130X190 ebatlarında bir evimiz olduğunu varsaydık. Aldığımız yiyecek-içecekleri, sigaralarımızı, kitaplarımızı, maske ve şnorkellerimizi, havlularımızı şişirdiğimiz yatağın üzerine koyup suya açıldık.

Tam 3 gün de böyle geçirdik. Her sabah oraya gelip, aynı şekilde denize girdik.
So…

KÜDÜR YARIMADASI KAMP GÜNLÜKLERİ 4

Resim
Zaman izafi bir kavram bildiğiniz gibi. Güzel günler çok hızlı geçiyor.
Her güzel şey gibi, kamp günlerimizin de sonu geldi.

Şimdi toplanma zamanı. 

Önce hiçbir şeyi bozmasak mı acaba dedik. Kapısına bir tabela çakalım.
"Biz burada çok güzel günler yaşadık.Herşeyi olduğu gibi bırakıyoruz. Sizde yaşayın,geliştirin ve sizden sonra geleceklere bırakın" 
diye yazalım diye düşündük. Ama sonra Türkiye' de olduğumuz aklımıza geldi, hemen vazgeçtik.







Sonunda, ağaca gerili çamaşır ipimizi- gelen olursa havlusunu falan asabilir-
Mutfak tezgah malzememizi-ateş yakmak için gerekebilir-
Çadırın önüne serdiğimiz halımızı-gelen olursa oturabilir-

bırakarak, hayatımızın en renkli, en dingin, en huzurlu günlerini geçirdiğimiz kampımızı terketmeye hazırlandık.

Bir macera da böyle bitti.





KÜDÜR YARIMADASI KAMP GÜNLÜKLERİ 3

Resim
Kampta geçirdiğimiz günler boyunca bir yığın misafir ağırladık. Bunlar bazen, sabahları jogging yapan veya köpeğini koşturan yabancılar, bazen de Bodrum da yaşayan arkadaşlarımız oldu.
















Hatta kızkardeşim bir akşam yatıya bile kaldı.-Korkudan bütün gece uyuyamadı ama, olsun yine de O da bu deneyimi yaşamış oldu.