Kayıtlar

Mart, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YOĞURT, DİŞ MACUNU VE OTLAR

Resim
Hiçbir şey insana kendi yaptığı, ürettiği kadar keyif veremez diye düşünüyorum.

Geçen gün de yoğurt yaptım.

Oğlum bebekken, yoğurt makinası kullanarak, çok fazla yoğurt yapmıştım.
Ama bu sefer, kapıdan aldığım, taze sıkılmış, daha sıcak sıcak getirilmiş sütle, annelerimizin yöntemleri ile denedim yogurt yapma işini.






Yandaki evde oturan Alman bir komşum var. Mümkün olabilecek herşeyi evde yapmayı tercih edenlerden. Onun da devamlı gelen bir sütçüsü var. Konuşurken laf arasında sütçüden ve getirdiği mis gibi sütlerden bahsedince, ben de denemek istedim. 

Önce aldığım sütü iyice kaynattım. Bu arada süt kaynarken üzerinde oluşan kaymağı da ayrı bir yere topladım. Şu anda evde harika bir de kaymağım var.




                                      Yoğurdu mayalamak için, Anke' den mayalık  yoğurt aldım .




 İyice kaynayan sütü soğumaya bıraktım. Parmağım yanmayacak kadar soğuduğu zaman, mayalanmaya hazır hale gelmiş demekti.



                          Mayalık yoğurdu, ılınmış sütle biraz karış…

SALYANGOZ YAHNİSİ PİŞİRMEK

Resim
Geçenlerde inanılmaz bir yağmur yağdı. Evden çıkmamak için iyi bir sebep ama, köpeğiniz varsa ne yazık ki bu mümkün olmuyor. En azından benim için mümkün de, sevgilim için değil.
Anlayacağınız o gün yağmur bahanesi ile, yataktan çıkmadım. Elbette sevgilim ve çamurlara bulanmış bir halde olan Bishop eve dönene kadar.
Aslında mutfaktan gelen seslere uyandım. Aşağı indiğim de karşılaştığım manzara şuydu.


Ellerine eldiven geçirmiş bir şekilde, süzgeçin içindekileri yüzünde mutlu bir gülümseme ile yıkayan sevgilim.
Ne olduğunu sorduğumda ise, gururla, ormandan topladıklarını gösterdi.

Koca bir kap dolusu salyangoz.





 Ne yapmayı planladığını sorduğumda, aldığım cevap ise YAHNİ oldu.

İkimizde farklı yemekler, tatlar denemeyi severiz.
Nasıl yapılacağı hakkında bir fikrimiz yoktu ama, internetten biraz araştırınca bolca tarifle karşılaştık.

Ayrıca Ege yöresinde çok uzun süredir yemeğinin yapıldığını da öğrendik.


 Haydi işe koyulalım dedik.
Daha doğrusu O pişirmeye, ben de fotoğraf makinamı kapıp…

SIKICI BİR İŞ NASIL KEYFE DÖNÜŞTÜRÜLÜR?

Resim
Geçen gün yapmamız gereken sıkıcı bir işimiz vardı. Arabayı 30.000 km. bakımına götürmek.
Bu  işi daha fazla erteleyemeyeceğimize göre, elimizde iki alternatif vardı. Ya sevgilim götürüp bırakacak ve akşam gidip alacaktı. Bu durumda ben evde kalacaktım ve bütün günümüz bölünecekti.
Ya da bu olayı özel bir gün haline çevirecektik.

Tercihimiz ikinciden yana oldu.
İşte sıkıcı bir iş yapmanın, nasıl keyfe dönüştüğünün hikayesi:

Saat 07:30

Sevgilim, köpeğimizi tuvalet ve koşma ihtiyaçları için, evimizin yakınlarında bulunan ormana götürdü. Ben de o arada evi toparladım. Onlar geziden dönünce, köpeğimizi yıkadık ve giydirdik. Yani tasmasını ve fularını taktık. Bizde giyinip saat 09.00 da hep birlikte evden çıktık.

Saat 09:30

Arabayı servise bıraktık. Köpekle birlikte bir taksiye binemeyeceğimiz için, servisten bir şöför bizi Kadıköy' e bıraktı.

Saat 10:00

Harika bir hava var ve biz Kadıköy iskelesindeyiz.


İnsanlar işe gidiyorlar. Her tarafta inanılmaz bir hareketlilik var. Güneşli bir günde…

BİR HAFTADA DÜZ BİR KARIN