30 Nisan 2013 Salı

YAĞLARIMIZI ERİTMEYE BAŞLAYALIM

Biraz önce bir aktara uğradım. 

Hayatımda sadece adını duyduğum, ama daha önce hiç görmediğim ve kullanmadığım malzemeler aldım. Mesela zerdeçal.....
Bu arada, kilosu 38.- imiş. Ben, aaaaa ne kadar pahalıymış deyince, gramı 11.- olan bir safran çeşidinden bahsettiler. Yani kilosu 11.000.- Eski parayla 11 milyar. Söylemesi bile garip.

Neyse baharat çeşitleri ve fiyatları üzerine yazmamın nedeni yarın sabahtan itibaren, kendimi bir çeşit yaz detoksuna sokmaya karar vermem.
Yanlış okumadınız. Kilolar ve sağlık üzerine yapılan öylesine bir toplumsal baskı var ki, hayatında bu yaşına kadar hiç rejim yapmamış olan ben bile etkilendim.
Belki de uygulaması çok kolay olduğu için, yemesi de çok zevkli olduğu için, bu sefer kesin olarak kararlıyım.

Sıkı durun şimdi............




Yüzde Yüz Etkili, Zayıflatan, Göbek Eriten ve Güzelleştiren

Gülden Çimen’in önerdiği bu kür ile yüzlerce kişi aynı anda hem zayıflıyor ve hem de güzelleşiyor.


Bilimsel açıklamasına gelince;yağsız yoğurdun göbek yağlarının %81 inin tek başına erittiği ABD Tennesse Üniversitesinde yapılan araştırmalar da ortaya kondu.Ayrıca zencefil’in yağ yakıcı özelliği aşikar. Yine zerdeçalın hazmı kolaylaştırdığı ve ödem attırdığı bilinmekte. Tarçınıda zayıflamaya yardımcı olduğu bilimsel kanıtlanmıştır.

 

Kür İçin Gerekli Malzemeler

1 kase yağsız yoğurt

1 çay kaşığı zencefil

1 çay kaşığı zerdeçal

1 çay kaşığı tarçın

1 kase yağsız yoğurdun içine 1 çay kaşığı zencefil ,1 çay kaşığı zerdeçal ve 1 çay kaşığı toz tarçın ilave edip karıştırıyoruz.Bunu sabah,öğlen ve akşam olmak üzere 3 kez yapıyoruz ve tüketiyoruz.Tadı da muhteşem.

Aynı zamanda yoğurdun tok tutma özelliğinden açıkmıyoruz. Ben uygulayalı 1 hafta oldu ve şimdiden 3,5 kilo verdim.Yüzümde düşmeden kilolarımı verdim.

Mahakkak denenmesi gereken bir kür çok Doğal çok sağlıklı


Demedim mi size, uygulaması çok kolay diye.
Ben yarından itibaren başlayacağım, bakalım sonuç ne olacak.
Siz de denerseniz, lütfen sonucu bana da bildirin.

Bu yaz fıstık gibi olacağız , görürsünüz.

29 Nisan 2013 Pazartesi

İYİ FİKİRLER


Hayvanları çok severim.
 Etrafımda olmaları bana hep mutluluk verir. Ama bazen insanı çileden çıkarttıkları da bir gerçek doğrusu.

Bir haftadır bahçeme dadanan bir kedi ile uğraşıyorum. Nedense bizim bahçeyi tuvalet gibi kullanma alışkanlığı edindi. Bir yere yapıp gitmiyor da.Doğası gereği illa bir yerleri kazıp, tuvaletini yapıp, sonra da üstünü örtecek. Bu işi de yeni diktiğim, domates, patlıcan, biber fideleri üzerinde uyguluyor.
Ya da üzerlerine uzanıp güneşin keyfini çıkartıyor. Aramızda inanılmaz bir inatlaşma oluştu. Ben dikiyorum, O yok ediyor. Bakalım kim kazanacak?

Geçenlerde Moda sokaklarında gezinirken aşağıdaki tel uygulamasını gördüm. Son derece akıllıca yapılmış.
Hem pencere içlerine saksı yerleştirmeye, hem de camın rahat açılmasına izin veriyor.
Saksıların üzerine yatıp, onları kırma pahasına güneşlenmek isteyen kedileri de uzak tutuyor.

 




Yandaki bu parmaklık şekline de bayıldım doğrusu.


Sadece açılan camların olduğu bölümlere parmaklık takılmış. Böylelikle hem hırsıza karşı korunmuş oluyorlar, hem de içeriden bakıldığında görüş açısını bölmemiş oluyorlar.















 Çiçekli buzlar....

Bambaşka bir şey. Görüntüsü bile insanın içini açıyor.
Buzluklara suyla birlikte çiçek koyuyorsunuz.
Eridikleri zaman da ister rakınızda, ister limonatanızda harika görüntüler oluşuyor.
Bardağınızın içinde çiçekler yüzüyor.

Bu işlemi nane gibi bitkilerle veya vişne gibi meyvalarla da uygulayabilirsiniz.








İşte bunu mutlaka deneyeceğim. Yapmanız gereken sadece güzel çakıltaşları toplamak. Ben bütün gittiğim yerlerden taş toplarım zaten.

Senelerce topladığım taşlardan, evimin bahçe yoluna podimalar yaptım.

Topladığınız taşları dikine olarak, büyük bir taşın üzerine yapıştırıyorsunuz. Sonrada bunlara gözler çizip boyuyorsunuz.
İşte size cin gibi bakan küçük adamalr.






Vazolara gelişigüzel çiçekler doldurmayın.
Çiçek düzenlemek bir sanattır.
Aslında evinizde çeşitli vazolar olması gerekmiyor. Herşey vazo haline gelebilir.
En kullanışlı vazoların düz camlar olduğunu düşünüyorum.
 Bu cam vazoları, resimde görüldüğü gibi değişik formlara
sokabilirsiniz.

Yumurta doldurmak, kenarlara limon kabukları dizmek

 çok hoş durmuş uygulamalar.


 Halat saksılar.

Şu anda bahçe için bunu yapmaya başladım.
Eskiden şişirilmiş balonların üzerine yapışkan sürer, sonrada gelişigüzel bi,r şekilde renkli yünlerle sarardık. İçindeki balonu patlatıp çıkardığımız zaman da ilginç abajurlarımız olurdu.

Aslında, bu da aynı tür bir uygulama.Bahçede duracağı için daha büyük olmalı sadece.
Ben plates topu kullanmayı düşünüyorum.
Eminönü' nden kilo ile alacağım halat ve yapıştırıcıdan başka bir şeye ihtiyacım yok.
Resimdeki gibi sadece üstten bir açıklık bırakarak, oraya çiçek dikmek yerine, çeşitli noktalardan boşluk bırakabilirsiniz.
İçinin tamamının toprak ile dolmasına da gerek yok.
Dibine delikler açılmış bir naylon torbaya dolduracağınız toprak yeterli olacaktır. Naylonun uçlarını görünmeyecek şekilde gizlemek gerekir sadece.



 Sıradaki işim de bu kesinlikle. Işıklı resimler.

Evde İkea' dan aldığım bir lambam var.
İkea ilk açıldığında 4.- almıştım.

Şimdi herşey digital olsada, elinizde mutlaka eskiden kalmış
fotoğrafların negatifleri vardır.
Yapışkan, fotoğraf negatifleri ve bir lamba....


İşte size, içinden ışık geçen fotoğraflar.





Bu farklı saksılar için ise gerekli malzeme, boş pet şişeler, boş CD ler ve süslemek için de boyalar.

Cam içlerinde çok güzel duracağını düşünüyorum.



Yüzen mumları heryerde kullanabilirsiniz. Ben şimdiye kadar, hep geniş kapların içine 9-10 tane koyarak kullandım.

Dar uzun bardaklarda veya kadehlerde tek başına da çok güzel duruyor.
Hele içlerine böyle kuru dallar konulursa, daha romantik bir hava yaratılmış oluyor.









Bu taş kaplamayı her yere uygulayabilirsiniz. Ben bahçede yemek masasının altına yapmayı düşünüyorum.
Yemek masasının altındaki çimlerle başa çıkamıyorum. Sürekli aynı noktaya basıldığı için, bir türlü sağlıklı çimler yetiştiremiyorum.

Resimde bir saksı yapılışının öyküsünü görüyorsunuz.

Ben ise çok daha geniş bir alanda uygulayacağım. 3x3 ebatlarında 9 metrekarelik bir alana yapacağım.
Alt malzemesinin suntalem olması gerekir diye düşünüyorum.
Elimde olan taşların da bu işe yeteceğini düşünüyorum. Aralarına çeşitli boncuklar da yerleştirirsem çok daha şık olacaktır.



Şimdiden yapacağım şeylerin heyecanı sardı bile beni.
Kolumdan dolayı çok yavaş hareket etmek zorundayım ama, yapılacak o kadar keyifli ve o kadar çok şey var ki sabırsızlanıyorum.

28 Nisan 2013 Pazar

VUCUD DEKORASYONU




Görüşmeyeli epey zaman oldu biliyorum.....

Ama ne yazık ki, son zamanlarda ulnar sinirlerimin sıkışması yüzünden, sol kolumu kullanamaz hale gelmiştim.
5 Nisan da bu yüzden, Dr. Cengiz Türkmen tarafından gerçekleştirilen ve 3 saat süren bir ameliyat geçirdim.

İnsanın ameliyatı yapan doktor arkadaşı olunca , aşağıdaki gibi ameliyathane fotoğrafları oluyor.
Hatta yapılan ameliyatın kare kare fotoğrafları bile var.




Sizi ürkütmemek için, tam bayılırken çekileni yayınlamakla yetineceğim.



Bugün bu konuda yazmamın nedeni, operasyon sonrası düşüncelerimi paylaşmak için.

Hayatımızda hiçbir şeyin kıymetini ne yazık ki- çok klişe bir laf olacak ama- kaybetmeden bilemiyoruz.

Şu anda ameliyatın üzerinden 23 gün geçti ve ben ancak bu satırları yazacak duruma gelebildim.
Bütün bu süre zarfında, giyinmek ve tüm temel ihtiyaçlarımı karşılamak dahil hiç bir şey yapamadım.
İnsanın burnunu doğru dürüst silmesi için bile iki eline ihtiyacı olduğunu, ancak başıma gelince farkedebildim.
Ameliyattan beri kolumu hiçbir yere dayamamam gerekiyor.
Lütfen denermisiniz, kolunuzu, dirseğinizi, bileğinizi hiç bir yere değdirmemeyi. Neredeyse imkansız.
Bu arada tek kolla soyunmanın, giyinmekten daha zor olduğunu öğrendim.
Ayrıca hastane de geçen sürede, hemşirelerin size nasıl geri zekalı muamelesi yaptığına şahit oldum.
Filmlerde gördüğümüz ameliyathane görüntülerinin gerçeği yansıtmadığını gözlemledim.
Doktorların ameliyat sırasında-ben sadece bayılmadan öncesi süreyi biliyorum-kendi aralarında günlük hayat üzerine konuşmalarını duydum.
Hastanelerin artık lüks bir otel zihniyeti ile idare edildiğini farkettim.
Ve yaşamın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu hissettim.


Biliyorsunuz bu blogda , sizlerle  dekorasyon adına birşeyler paylaşıyorum.
Bu operasyon da vucudumu dekore etmek içindi.

Tüm bu süreç zarfında, en şımarık ve kaprisli hallerime bile sabırla yaklaşan ve hiç yanımdan ayrılmayan sevgilime teşekkür ederim.

2 Nisan 2013 Salı

GÜZEL BİR BAHÇE İÇİN....

Bugün sadece resim altları yazacağım.

Şu aralar havaların ısınması, yazın yaklaşması ile birlikte en çok ilgilendiğim şey bahçe. Otların temizlenmesi, ilave çim ekimlerinin yapılması , yeni düzenlemeler, en çok ilgimi çeken konular.










 Öncelikle bu divanla başlamak istiyorum. Tabii ki herkesin böyle bir manzarası yok ama, bir bahçeniz ya da bir terasınız varsa da çok güzel duracaktır.




Geçen sene bizim bahçe için iç genişliği 90x190 cm. olan bir çizim hazırladım.





 Yukarıda gördüğünüz gibi, arkası ve 2 yanlarını da yüksek arkalıklı olarak tasarladım. Daha sonra sevgilim bu divanı ahşaptan yaptı. Bize 75.- maloldu. Üzerine tek kişilik bir yatak ve bolca yastık yerleştirdim.Uzanıp yatmak için harika. Hele elinizde heyecanlı bir kitap da olursa, alınan keyif inanılmaz oluyor.




Geçen gün bir dergide gördüm bu fotoğrafı. Crocsların içine çiçekler  dikmişler.
Bugün pazardan çeşitli renkte crocslar aldım. Tanesi 7,5 .- Biraz pahalı, sanırım toptancısından alınsa çok daha ucuz olur
İçlerine petunya ekmeyi düşünüyorum. Bahçenin yan çitlerine asacağım.




 Bu da ilginç görünüyor. Daha çok kaktüs dikmek için gibi geldi bana.






Aynı düşüncenin farklı bir uygulaması. Kapalı mekanda kullanılmış. Nasıl sulanacağını anlamadım.
Yapma çiçekler kullanılmış olabilir diye düşünüyorum.





Aklınıza gelen herşeyin içine çiçek dikebilirsiniz. Nane, fesleğen gibi bitkiler dikerseniz mis gibi de kokar.






  Cam yoğurt kaplarından çok şık mumluklar yapabilirsiniz. Kenarına geçireceğiniz tel, istediğiniz yere asmanıza olanak tanır.
 Ben cam boyası ile boyadım bu kavanozları. Rafyaya deniz kabukları ve nazar boncukları geçirdim ve kavanozun ağzına bağladım. Sonrada telle ağaçların dallarına astım.
İçine konan tea-light lar ile geceleri masal gibi bir görüntü veriyor bahçeye.




Bu resmi yine bir yerde gördüm. Uygulamak için çok geniş bahçe gerekir diye düşünüyorum. Bu kadar yüksek yapmayıp, yerden 20 cm. yüksek olarak uygulansa, daha fonksiyonel olacağını düşünüyorum.

Bu arada bahçesi olanlar bilir. İnsanı en çok yoran şey, geceleri minderleri yastıkları toplama işidir. Bu sorunu kalın naylonlar edinerek çözdüm ben. Gece yatarken üzerlerine naylon örtüyorum. Böylece hem kedilere ve diğer hayvanlara karşı temiz kalmış oluyor hem de olası yağmurdan da korunmuş oluyor.




Bahçenin bir köşesine uygulayabileceğiniz değişik bir tarz. Bunu da önümüzdeki haftalarda yapmayı düşünüyorum. Özellikle sebze ekmek için çok iyi bir fikir. Domates, maydanoz, biber, nane, fesleğen, biberiye harika durur. Başlı başına ayaklı sebze bahçesi gibi.






Ben bahçenin yan tarafındaki tarhların içine ekiyorum sebzelerimi şimdilik. Çok büyük bir bahçem olmadığı için yerim sınırlı. Ama en kısa zamanda, en azından bir kaç katlı bir sebze bölümü yapacağım.

Bu arada ağacın dalından sarkıttığım kağıt abajur da yemek masamı aydınlatmaya fazlasıyla yetiyor.