Kayıtlar

Eylül, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KEYİFLİ BİR YEMEK

Resim
Bodrum tatili dönüşü, Kuşadası' ndan geçtik.
Beton yığını olmaya başladığından beri, değil gitmek, içinden bile geçmek istemiyordum Kuşadası' nın.
Oysa, 25-30 sene öncesinin Kuştur, Ömer Tatil Köyü, Kısmet Oteli' ni  keyifle hatırlıyorum.

Şu anda ki durumu ne yazık ki içler acısı.Girişten itibaren yüksek beton binalar karşılıyor sizi.

Neden biz şirin tatil kasabaları oluşturamıyoruz acaba?
Her tarafı beton yığını haline çeviriyoruz. Bütün sahillere 5 yıldızlı kocaman oteller dikiyoruz?
Yeterli arıtma olmadığı için denizlerimiz pisleniyor.
Gerçi sahilden denize girmek bile hayal oldu artık. Bütün sahiller otel dolu, onlardan arta kalan yerleri de yazlık siteler işgal etmiş durumda.
Yıllar önce ilk defa Cannes' e gittiğimde yerleşim düzenine hayran kalmıştım. Nedense kimsenin aklına sahillere otel dikmek gelmemişti. Tüm sahiller herkese açık plajlar şeklinde düzenlenmişti.
Biz ise, girdiğimiz heryeri bozmakta inanılmazız. İşin kötüsü, ne köy ne de şehir haline geliyor bur…

NEDEN HEP BAĞIRARAK KONUŞUYORUZ?

Resim
Kamp faslını kapatmamızın ardından, yine erken saatlerde farklı bir koyda ve deniz kenarındayız. 

Saatin erken olmasına güvenip " nasıl olsa bu saatlerde kimse olmaz diye " Yalıkavak' a daha yakın bir yere geldik.

Gerçekten de, yabancı oldukları ilk bakışta belli olan bir çiftin dışında, başka kimseler yoktu.

Biraz sonra nereden çıktığını anlamadığım, iki tane uzak doğulu turist gördüm. Ellerinde bizim pazararabalarına benzer bir şeyleri çekerek, kumsala doğru geliyorlardı.

"Acaba eşyalarını, havlularını bu şekilde mi taşıyorlar" demeye kalmadı, kendilerine tam deniz kıyısında bir yer seçtiler. Benim o pazar arabası zannettiğim şeyi açtılar. İçinden gerçekten de havlularını çıkardılar.

Sonra gözümün önünde, o garip şeyler birer şezlong haline dönüştü.







Lütfen , Türkiye' de bunlara rastlayan birileri varsa söylesin, hemen gidip alacağım. Yoksa sonsuza kadar sussun.

Neyse, "eğer bulamazsak, böyle bir aleti nasıl yaparız ?"  konuşmalarımıza sigara ve k…

KÜDÜR'E SON ZİYARET

Resim
Kamptan ayrılıp, Yalıkavak' a taşınalı 3 gün oldu. İkimiz de deli gibi özledik.
Bir daha gidip görmeme kararımıza rağmen, dayanamadık.

Bir sabah şişme yatağımızı arabamıza koyduk, yoldan yiyecek-içecek bir şeyler aldık

Neyle karşılaşacağımız konusunda hiç bir fikrimiz yoktu. Gelen birileri olmuş mudur? Her şey bıraktığımız gibi mi duruyordur ?

veeee işte yine Küdür' deyiz.




Kamp yerinden geriye hiç bir iz kalmamış.

Adımızı kazıdığımız taş hariç, herşeyi almışlar. Çamaşır iplerini bile sökmüşler. Ocağımızın taşları sağa sola atılmış. Sanki daha 3 gün önce biz burada yaşamıyormuşuz gibi yok olmuş izler.

Hem hüzünlendik, hem de yine yalnızız diye sevindik.

Hemen arabadan yatağı çıkarıp şişirdik.

Bu sefer 130X190 ebatlarında bir evimiz olduğunu varsaydık. Aldığımız yiyecek-içecekleri, sigaralarımızı, kitaplarımızı, maske ve şnorkellerimizi, havlularımızı şişirdiğimiz yatağın üzerine koyup suya açıldık.

Tam 3 gün de böyle geçirdik. Her sabah oraya gelip, aynı şekilde denize girdik.
So…

KÜDÜR YARIMADASI KAMP GÜNLÜKLERİ 4

Resim
Zaman izafi bir kavram bildiğiniz gibi. Güzel günler çok hızlı geçiyor.
Her güzel şey gibi, kamp günlerimizin de sonu geldi.

Şimdi toplanma zamanı. 

Önce hiçbir şeyi bozmasak mı acaba dedik. Kapısına bir tabela çakalım.
"Biz burada çok güzel günler yaşadık.Herşeyi olduğu gibi bırakıyoruz. Sizde yaşayın,geliştirin ve sizden sonra geleceklere bırakın" 
diye yazalım diye düşündük. Ama sonra Türkiye' de olduğumuz aklımıza geldi, hemen vazgeçtik.







Sonunda, ağaca gerili çamaşır ipimizi- gelen olursa havlusunu falan asabilir-
Mutfak tezgah malzememizi-ateş yakmak için gerekebilir-
Çadırın önüne serdiğimiz halımızı-gelen olursa oturabilir-

bırakarak, hayatımızın en renkli, en dingin, en huzurlu günlerini geçirdiğimiz kampımızı terketmeye hazırlandık.

Bir macera da böyle bitti.





KÜDÜR YARIMADASI KAMP GÜNLÜKLERİ 3

Resim
Kampta geçirdiğimiz günler boyunca bir yığın misafir ağırladık. Bunlar bazen, sabahları jogging yapan veya köpeğini koşturan yabancılar, bazen de Bodrum da yaşayan arkadaşlarımız oldu.
















Hatta kızkardeşim bir akşam yatıya bile kaldı.-Korkudan bütün gece uyuyamadı ama, olsun yine de O da bu deneyimi yaşamış oldu.

KÜDÜR YARIMADASI -KAMP GÜNLÜKLERİ 2

Resim
İnsanoğlu denilen varlık herşeye çok çabuk adapte oluyor.

Bir süre sonra günlük hayatımız şöyle akmaya başladı.

Sabah 05:30-06:00 civarında kalkıyoruz. Hemen suya giriyoruz. Güneşin doğuşunu suda karşılamak, ikimize de çok keyif veren anlardan biri.
Arkasından kahvelerimizi içip sessizliğin tadını çıkarıyoruz.- Bu arada ikimizde insanlardan uzak yaşamaya bayıldığımızı farkettik.-

Bazı günler kampımızın ortasından inekler geçiyor. Bishop' un deli gibi havlaması ile yerimizden sıçrıyoruz. İnekleri sanırım yazın otlasınlar diye köylüler bırakmış. Yakalayıp, sütünü sağma fikrim, sevgilim tarafından sıcak karşılanmıyor.

Bazı sabahlar da koyumuza teknelerin yanaştığını görüyoruz.





Geceleri karanlık olduğundan, bulaşık işini halledemiyoruz. Buzluk olarak aldığımız kabın bir işe yaramadığından bahsetmiştim. İşte o kabın işini deterjanlı su ile dolduruyoruz.-Deniz suyu tabii ki- Akşamları çıkan bütün bulaşıklarımızı-bulaşık makinası adını verdiğimiz-kaba doldurup ağzını kapatıyoruz. Böyleli…

KÜDÜR YARIMADASI-KAMP GÜNLÜKLERİ 1

Resim
İstanbul' dan Yalıkavak' a giden Varan otobüsündeyim.
Uzun zamandır otobüs yolculuğu yapmamıştım. İnanılmaz değişmiş. Rekabet edebilmek adına çok hoş imkanlar sağlanmış. Son derece rahat koltuklar, internet bağlantısı, her türden 25 film, çeşitli oyunlar....

10 saat sonra Bodrum' a girdiğimizde, yanımdaki kitabı açma fırsatı bulamamıştım bile.
Sevgilim ve Bishop  beni terminalden aldılar ve benim ardı ardına sıraladığım bütün soruları cevapsız bırakarak yola koyulduk.

Nereye mi?


Hayatımın en güzel günlerinin beni beklediği 
 KÜDÜR YARIMADASI na doğru...............









































 Burası mutfağımız. Soğuk, sıcak su termoslarımız, çöp kutumuz, içme suyu bidonumuz,aslında buzluk olarak alınmış ama, bir işe yaramadığından ilerde bulaşık makinası olarak kullanacağımız buz kutumuz.

Havluların altında ise, 2 tane kalın köpük kutu var. İçine buz koyup, üstünü iyice örtünce buzdolabı görevi görüyorlar.



 Arka bölümde isetabak, bardak, tencere ve malzemelerin durduğu kutular var.
Ve tabii ki küçük t…