3 Ekim 2014 Cuma

ANNELER VE KIZLARI

Bir annenin, kızının hayatı üzerinde, nasıl bir etki yarattığını çok uzun zamandır düşünmekteydim.

Annelerimizin bizi yetiştirirken öğrettiği değer yargıları, daha sonraki tüm hayatmızı etkiliyor ister istemez.
Büyürken farkında olmadan, anne ve babalarımızın aralarındaki ilişkilerinden, birbirlerine karşı olan davranışlarından, laf arasında babalarımız hakkındaki beyan ettiği düşüncelerinden nasıl da etkileniyoruz.

Daha sonra da hayatımızdaki erkekleri buna göre seçiyoruz farkında mısınız?

Bu aralar bunun en önemli göstergesini, tanıdığım bazı çocuklar üzerinde çok net olarak gözlemledim.

Babaların değersiz görüldüğü, hasbelkader evliliklerin yürütüldüğü, eşlerinden daha iyi erkeklere layık olduklarını düşünen annelerin büyüttüğü KIZ ÇOCUKLARI bunlar.

O kızlar da annelerinden gördüğü , duyduğu gibi babalarını küçümsüyorlar. Onları işe yaramaz olarak nitelendiriyorlar. Küçücük bir çocukken bile durumun farkına varıyorlar.
7 yaşında ya da 27 yaşnda olmaları farketmiyor.

İnanılmaz üzücü. Onlarla konuştukça içim sızlıyor.

Bu kız çocukları, ilerde birlikte olacakları erkekleri nasıl seçecekler?
Nasıl bir değer yargıları var?
Başarılı erkek kriterleri sadece kazanılan paranın miktarından mı ibaret?

Nasıl mutlu olacaklar?

İlişkilerinde sevgi ve saygının  yeri ne olacak?

Anneler lütfen yapmayın...........

Eşiniz ile aranızdaki problem ne olursa olsun, ASLA ama ASLA çocuğunuzun yanında bu konudan bahsetmeyin, onların yanında başkalarına eşinizi şikayet etmeyin, küçümseyen ifadeler kullanmayn.

Unutmayn kızlarınız ayna gibi sizi yansıtır.

Not: Bu yazıyı, bizim inanılmaz sevgi dolu bir evde büyümemizi sağlayan, sevginin ve saygının önemini bize çok küçük yaşlarda aşılayan anneme ithaf ediyorum.




3 Eylül 2014 Çarşamba

KUZEN EVİNDEN HOŞ DETAYLAR



Ailenin kadınları olarak ellerimizi kullanmayı, bir şeyler üretmeyi, farklılık yaratmayı severiz.

Bugün sizlere kuzenimin evinden bir kaç örnek vermek istiyorum.

Banyosunda duran aynaya,
kendisi çerçeve yaptı. Bildiğim kadarıyla nasıl yaptığını anlatayım. Eğer eksiğim varsa kendisi düzeltsin.


Gerekli malzemeler:

2 Adet ahşap çerçeve
Ayna
Deniz kabukları
Renkli camlar veya taşlar

İstenilen büyüklükte seçtiği aynayı çerçeveletiyor.
Daha sonra ilkinden çok daha küçük olan boş bir çerçeveyi, bu çerçeveli aynanın üzerine yapıştırıyor.
İki çerçevenin arasını alçı ile dolduruyor.
Sonra bu doldurduğu alçıya bir sıra deniz kabukları gömüyor.


Daha iç tarafa da yine alçının üzerine renkli camlar veya taşlar yerleştiriyor.






Sonra da cilalıyor.

VE İŞTE ÇOK FARKLI BİR AYNA..........

Aynı yöntemi uygulayarak, çok farklı malzemelerden, çok değişik aynalar üretebilirsiniz.



Aşağıda, bildiğimiz pazar filesine kurdelalar bağlayarak, yaptığı işi görüyorsunuz. O bu fileyi, tuvalet kağıtlarını koymak için kullanıyor. Küçük banyolar ya da misafir tuvaletleri için harika bir fikir.
Fileyi, değişik malzemeler koymak için de kullanabilirsiniz.




Ve..... benim, onun evinde en sevdiğim şeylerden biri,






Perde koymaya gerek duyulmayan, merdiven boşluğundaki tepe camlarına, lacivert cam kürelerden perde yapmış.
İki uc arasında gerili telden sarkan, kurdelalarla bağlı, cam toplar ve arasındaki mavi balıklar inanlmaz güzel duruyor.



Son olarak kuzenimin evinde değil ama, Kazdağları' nda bir otel odasında gördüğüm yatak  örtüsnü sizlerle paylaşmak isterim.

Renklerin bu kadar uyumlu olduğu, göze bu kadar güzel gözüken çok az pacht work çalışması gördüm.




CAMLAR VE TAŞLAR

Uzun zamandır, yaşadığım macerayı merak eden, detaylarını öğrenmek isteyen dostlarımın, arkadaşlarımın isteği üzerine gezi günlükleri yayınlıyordum.

Bu arada, asıl blogun oluşturulma amacını atladım sanırım.

Dekorasyon konusuna geri dönelim artık.

Bugün masa üstünde birikmiş olan bazı ilginç fikirlerin üzerinden geçeceğim.

Mutlaka sizinde hoşunuza gidecek şeyler olacaktır aralarında.

İlk olarak her evde, her gün boşalan kavonazlardan neler yapabiliriz, nasıl faydalanabiliriz ona bakalım.

Çeşitli boş kavanozlar, şişeler ve telden başka bir şeye ihtiyacınız yok, bunları yapmak için.








 Eski çaydanlıklarınzı, demliklerinizi hatta ufak tencerelerinizi, cezvelerinizi atmayın sakın.
İçlerine çiçek dikin.
Ben bu çiçek dikme işi için terlikleri bile kullanıyorum.






Gittiğim her yerden taş toplarım ben. Her renk, her büyüklükte taşlar.
Evin her yerinde kullanırım onları.
Cam vazolara koyup, su doldururum.
Mutfak filesine doldurup, duvara asarım, büyük olanları kitap desteği olarak kullanırım, ya da boyayıp bir kaseye doldurup sehpaların üzerine koyarım.

İsterseniz bahçenize de döşeyebilirsiniz.

Ben bahçe yolumu kendim yaptım.
Aralarına renkli boncuklar yerleştirdim.
Harika gözüküyor.





 İŞTE Taşları kullanabileceğiniz farklı bir yöntem de aşağıda .

Çok kalın şeffaf naylon ya da raf içlerine yaymak için satılan ruloları kullanabilirsiniz bunun için.

Naylonları istediğiniz büyüklükte kesin.
 Amerikan servis olacak şekilde dikdörtgen veya kare şeklinde kesebilirsiniz. İsterseniz runner olacak şekilde dar uzun yapabilirsiniz.

Sonra büyüklük ve yüksekliklerine göre seçtiğiniz taşları üzerine yapıştırn.

Çok şık servis altlıklarınız olacaktır.



Bugünlük bu kadar..................

31 Ağustos 2014 Pazar

DUBROVNIK-ZAGREP-ISTANBUL



ADRİYATİK GÜNLÜKLERİ/ EVE DÖNÜŞ 3 HAZİRAN 2014


Bugün her şey daha farklı gözüküyor.
Bir daha bu seyahati yaşayamayacağım. Yeniden buralara geldiğim zaman ise,
 o başka bir macera olacak.

Farklı bir zamanda, farklı insanlarla paylaşılacak.

Bugün geri dönüyorum.

Dubrovnik' ten İstanbul'a direkt uçuş yok.
Croatia Hava Yolları ile 16.20 de Dubrovnik- Zagrep' e uçacağım. 17.15 de Zagrep' te olacağım. Yol aşağı yukarı 1 saat sürüyor. Zagrep' te 3 saatlik bir bekleme sürem var.
20.20' de ise THY ile İstanbul' a uçacağım. Bir terslik olmazsa 23.25' de İstanbul Atatürk Hava Limanı' nda olacağım. Yolculuk 3 saat.
Bilet 268 €.
Valizlerim direkt uçarken, ben aktarma yapacağm.
İstanbul' da ise beni çok özlediğim oğlum ve gelinim karşılayacak.





İşte görüntülerle SON GÜN.



Sabah ben valizimi kontrol ederken, sevgilim kahvaltı hazırlıyor


Dubrovnik ACI Marina' daki kedi bana hoşçakal demek için tekneye uğruyor

video


video

Dubrovnik havaalanı şehir merkezine çok uzak. Gitmek için 2 otobüs değiştirmek zorundayız.

video

video


Dubrovnik tepelere kurulmuş bir şehir. Havaalanına ulaşmak için şehrin diğer tarafına giden yol, tepede kalıyor. Aşağıda ve geride eski şehri görüyoruz.

video

 Nihayet havaalanındayız.

Veda etmek çok zor.

Dubrovnik Havaalanı




Zagrep Havaalanı çıkşındaki park

 Zagrep' te 3 saat bekleme sürem var. THY' dan check-in yaptırdıktan sonra, rahat rahat alandan dışarı çkıyorum. İlk görüntü, koskocaman, yemyeşil bir park.

Hava çok güzel, insanlar çok medeni.
Parkı ve çevreyi geziyorum.






 Havaalanı free shop' undan Maraşkino isimli 3 adet likör alıyorum. 15 €.
Ve yanında aldığım cookie ye 6,5 € gibi fahiş bir fiyat ödüyorum.





 Atatürk havaalanı free shop unda ise bir şişe visky 15€ ve after eight çukulata 6€ alıyorum.

Bu arada normalde bu içkiye ne kadar fazla vergi ödediğimiz gibi, önemsiz!!!! bir detaya takılyorum.





VE nihayet evdeyim.....................

Bir macera daha böyle sonuçlandı.

Belki seyahatin bundan sonra, bensiz devam eden bölümlerini, yine bu blogda , konuk yazar olan sevgilim yazar.

Onların geri dönmelerine daha 1,5 ay var.

ÇOK ÖZLEYECEĞİM..................

29 Ağustos 2014 Cuma

ADRİYATİK DUBROVNIK



ADRİYATİK GÜNLÜKLERİ 2 HAZİRAN 2014


Sabah kahvaltıdan sonra otobüsle DUBROVNİK  ESKİ ŞEHİR'e gittik.
ACI Marina' dan eski şehire Otobüs bileti 30  Kuno.

Hırvatistan, Montenegro' nun aksine Avrupa Birliği üyesi. Buna rağmen € kullanmıyor. Kendi parası var. Montenegro ise Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen € kullanıyordu.

100 €= 731 Kuno
Yani 1 €= 7,31 kuno




Her Avrupa kentinde olduğu gibi eski şehirin etrafı surlarla çevrili.
Nedense kimse de, "dur ben şu binalardan yıkılanların yerine yeni betonarme apartman yapayım" diye düşünememiş.!!!!!

İster istemez İstanbul' u hatırladıkça içimiz kan ağlıyor.



Milli kıyafetleri çok hoş,ama inanılmaz pahalı


video







Eski şehrin en ucu, buradan yeni şehri görebiliyorsunuz


video






Dubrovnik çok pahalı bir şehir.
Oğluma bir karnaval maskesi almak istedim, fiyatlar 120€ dan başlıyor.


Bizdeki Bodrum pazarı gibi






Evden eve çamaşır asma adeti burada da var

Bu Uzakdoğulu çift, aynı bir fotoğraf karesi gibiydi




İnanılmaz güzel bir görüntü, bayıldım




DUBROVNİK adeta bir merdivenler şehri. Sürekli bir inip çıkma durumu var.

Yorgun düştüğümüzde, limana bakan bir cafeye oturuyoruz.



Biralar ve patatese 100 kuno ödüyoruz.
Limandan karşıdaki adaya motorlar kalkıyor. Adada bir milli park var.

Neredeyse bütün evler, oda kahvaltı olarak kiralık
Havaalanının yerini öğrenmek için yeni şehire geçtik.
 





video



Yarın ki durumumuzu öğrendikten sonra, eski şehre dönerek yemek yedik.








Yemek  12o kuno, dondurma 40 kuno, sigaraya ise 115 kuno ödüyoruz.






Yorgunluktan ayaklarımız ağrımaya başladığında tekneye döndük.

Temelli olarak valizimi toplamaya başladım.

Herkes Dubrovnik' i çok güzel buluyor ama bence fazla turistik. Herşey paraya endeksli.
Kısacası  beni etkilemedi.