25 Temmuz 2014 Cuma

ADRİYATİK GÜNLÜKLERİ 11 MAYIS 2014


Sabah 08.15 de motor sesi ve sallanmayla uyandım.
Yine yola çıktık. Daha yüzümü bile yıkamadım, kahvaltı edemedim......

Neyse ki bu sefer gideceğimiz mesafenin  daha az olduğunu söylüyorlar.
O zaman ben de uyumaya devam ederim.

Kabak böreği kokusuna uyandım.

Haklılarmış !
Saat 13.40. GEROLİMENAS' dayız. Yani Mora' nın güneyinde , ortadaki parmak gibi olan yerde. Açıkta demir attık.



Uzaktan bakınca küçücük bir köy gibi duruyor.


Sanki tüm köy bir inşaat alanı. Her şey toprak rengi gözüküyor. Ama dikkatli bakınca tüm binaların kesme taşlardan yapıldığını görüyorsunuz.

Hemen  kalkıp, böreğin  yanına cacık yaptım.

Bugün anneler günü. Sevgilim bana dün toplamış olduğu kır çiçeklerini verdi. Yemekten sonra denize girdik.
Sonra da karaya,  GEROLIMENAS' a çıktık.






















Burada iki tane orta büyüklükte, bir tane de çok lüks bir otel var. Lüks otelde internet bağlantısı var ama, otelin cafesinde otursanız bile, oda müşterisi olmadığınız için  internet kullanmanıza izin vermiyorlar.





Kasabadaki kafelerin hiç birinde ise internet bağlantısı yok. İnterneti, bakkaldan sağlıyorsunuz. 1 euro karşılığı şifre satın alıyorsunuz, aldığınız şifre ise, sadece tek bilgisayar için geçerli oluyor ve 1 saat kullanabiliyorsunuz.
Oğlumla ve kardeşimle skype üzerinden konuştuk.

Biz Vodafon kullanıyoruz. Yola çıkarken Vodafon ile yurtdışı tarifesi ve internet kullanımı için görüştük.  Deniz yolculuğu yapacağımız için, bize uygun bir tarife bulamadılar. Bu yüzden gittiğimiz yerlerdeki cafelerden faydalanıyoruz haberleşmek için.



Akşam kaptan ve karısı tekneye döndü. Biz de yarı cafe, yarı lokanta bir yerde oturduk, ve bu sayede oturduğumuz lokantanın sahibesi olan Vivi Marioli ile tanıştık.

Bütün gece, Türkiye' den Yunanistan' dan, halkların geçim sıkıntısından, olayların yurt dışından nasıl yorumlandığından, gezi olaylarından sohbet ettik.
Hatta bir ara konu Muhteşem Süleyman' a bile geldi. Dizinin burada çok sıkı takip edildiğini öğrendik.






Vivi ile mail adresleri alıp verdik. Daha önce de İstanbul' a gelmiş, Eylül 2014 de gelmeyi planlıyormuş, bizi aramaya söz verdi.

Bira+sosis+patates kızartması ( hepsi tıka basa doyacak şekilde) na bahşişle birlikte 30 euro ödedik.

GEROLİMENAS' da her yerde, kapalı alanlar dahil sigara içiliyor.

***Bu son yazdığımdan, hala sigarayı bırakamadığımızı anlamışsınızdır....

Çok keyifli geçen gecenin sonunda 21.30 gibi tekneye döndük.

GEROLİMENAS benim için TOPRAK rengiydi.



ADRİYATİK GÜNLÜKLERİ 10 MAYIS 2014


Bugün de ELAFONISOS' dayız.

Sabah 07.30 da sevgilim dalışa gitti. Kaptanla  karısı da karaya çıkıp yürüyüş yapmaya gittiler.

video



video


Beklerken öğle yemeği için makarna yaptım.

Nihayet sevgilim dalıştan döndü. 1 orfoz+3 sinarit+2 ahtapot vurmuş.





Güneş ve deniz çok güzel. Bugün ilk defa suya girdim. Biraz soğuk ama farketmez. Yavaş yavaş yanmaya bile başladım.

Akşam yemeği için orfozu pişirdi ve ahtapot salatası yaptı. Gerçekten harikaydı.


Anlayacağınız hepimizin keyfi yerinde.





ELAFONISOS mutlaka MAVİ olmalı.

ADRİYATİK GÜNLÜKLERİ 9 MAYIS 2014

Dün 15.30 da Santorini' den yola çıkmıştık.
22 saat sonra 13.30 da ELAFONISOS ' da bir koydayız. Mora' nın en güney ucu burası.
Nihayet biraz sakinlik, gece burada kalacağız.

Yemek yaptık. Semizotu salatası+izmir köfte+bulgur pilavı.

Tahmin edeceğiniz gibi, yol esnasında eğer çok sallanıyorsak, kimsenin canı yemek yapmak ya da yemek istemiyor. Sandwiçle ve meyva ile geçiştiriyoruz öğünleri.

Yunan adalarında sular bir harika. Laciverdin ve mavinin her tonunu görmek mümkün. Görüş derinliği mükemmel.








Akşam erken yatıyoruz.

24 Temmuz 2014 Perşembe

ADRİYATİK GÜNLÜKLERİ 8 MAYIS 2014

Şimdiye kadar anlatıyorum ama, 5 Mayıs' ta Marmaris' ten ayrıldığımızdan beri  Yunanistan' a  giriş yapmadık. Yani ben daha vizemin günlerinden yemiyorum.
Ama güzel günler buraya kadarmış.
Bugün port polise gitmemiz gerekiyor. Liman bizim geldiğimizi biliyor, tekne kaydoldu ama bizim de resmiyete dökülmemiz gerekiyor.

Aşağı yukarı 2 saat kadar port polisin yerini aradık. Hiç kimse bilmiyor. Neyse uzun uğraşlar sonucu sora sora bulduk ama bu sefer de öğle tatili oldu.
Fırsattan istifade bizde yemeğe gittik.



Yemekten sonra tekrar geldik, ama kimse yok ortalıkta.

Yakınlarda bir cafeye oturduk bekliyoruz.



 Nihayet işlerimizi hallettik. Artık resmen Yunanistan' tayız. Toplam 20 günlük vizem var, bakalım nereye kadar dayanacak ?

Saat 15.30 gibi Santorini' den ayrılıyoruz. Önümüzde yine en az 20 saatlik bir yol var.






ADRİYATİK GÜNLÜKLERİ 7 MAYIS 2014

Bugün adanın diğer taraflarını gezeceğiz. Kahvaltımızı teknede yaptık. Yola çıkmaya hazırız.


Giderken adanın arka tarafını göreceğiz. Hava alanı da orada.

İşte yollardan görüntüler.






Bütün plajlar arka tarafta. Yerel halk da orada yaşıyor. Adanın arka tarafı meyilli inerek sahil oluşturuyor. Bu taraflarda volkanik görüntülerden eser yok.

Yolda bir cafede mola veriyoruz.




Bira+ portakal suyuna 5 euro ödüyoruz. Burada karşılaştığımız turistler, bizim nereli olduğumuzu merak ediyorlar. Türkçenin kulağa hoş geldiğini söylüyorlar.

Yola devam OIA' ya gidiyoruz.













OIA' da  her şey daha lüks. Adaya gelen zenginler burada kalıyormuş. Caddeler bile mermer oldu burada.

Aşağıdaki resimde arkada çok uzakta tepede gözüken beyazlık Santorini.


Gelinler ve (OIA' nın girişindeki) duvar dokuları burada da var.



Bir cafeye oturuyoruz.




Barbaros' a çok benzeyen birini görüp resmini çekiyoruz.




Kahve 3,5 euro, bira 5 euro. Burada fiyatlar daha yüksek.

İlginç dükkanlar vardı etrafta. Bazılarında fotoğraf çekmek yasak, bazılarında ise fotoğraf çekmek için 2 euro istiyorlar.






Akşam yemek yemek için Santorini' ye dönüyoruz. Gecesi hayal kırıklığına uğratıyor beni. Ne müzik var ne de gündüz ki kalabalık. Belki de mevsim olarak erken daha.
Sıradan bir yerde sıradan bir yemek yiyoruz. 22 euro ödüyoruz.



Bu arada OIA' nın rengi kesinlikle GÜMÜŞ.