KATAKOLO




ADRİYATİK GÜNLÜKLERİ 15-16 MAYIS 2014



Rahat battı herhalde, çünkü geri döndüğümüz koydan , sabaha karşı 04.50' de tekrar ayrıldık. 30 knot hava var. Yataktan kalkmak mümkün değil. Teknenin her tarafından sesler geliyor. Neredeyse 20 dakikada bir tramola atıyorlar.
35 millik yolu 13,5 saatte alabildik. 18.30 da KATAKOLO ' ya ulaştık.

Teknedeki işleri bitirince karaya çıktık. İşte ilk görüntüler.











Yukarıya doğru çıktıkça mimari değişti. Tek renk şehir görüntüsü yerini, daha renkli binalara bıraktı.
Herhalde mevsimden dolayı sokaklarda kimseler yok.

Bir yerde oturduk. Birşeyler atıştırıp, içki içtik. 25 euro.





Oğlumla konuştum.
Ülkemizde olaylar olmuş. Soma' da 300 kişi ölmüş. Başbakanımız birine yumruk atmış.

Çok yorgun olduğumuz için yemekten sonra tekneye dönüp yattık.

Sabah erkenden uyandık. Tekneden bakınca, binaları ve insanları görmek çok hoş. Özlemişim doğrusu.

Bugün çamaşır işini halletmemiz gerek.
 Marinada ( daha doğrusu balıkçı barınağı) her işe bakan bir adam var. Çok da ekabir. İşiniz düştüğünde arayın ki bulasınız. Küçücük de bir ofisi var. Ofisinin arkasındaki tuvaletlerin yanındaki boş bir yere bir ev tipi çamaşır makinası oturtmuş. Makinesi 5 eurodan çamaşır yıkamanıza izin veriyor. Ama öyle istediğiniz kadar koyamıyorsunuz, başınızda durup denetliyor. Makinanın çok yıpranmaması gerektiğini söylüyor. Deterjanı ve yumuşatıcısı ondan olmak üzere, 2 makina çamaşır yıkıyorum, 10 euro ödüyorum.
Geri kalanları da elde yıkadım. Elde yıkama için de iyi bir yöntem keşfettim. Naylon torbaya doldurup, içine su ve deterjan koyuyorum, sonra da sallıyorum. Yeteri kadar temizleniyor.
Çıkıp mandal alıyoruz. 4 euro.

Teknenin üzeri çamaşır dolu. Ama kimse yadırgamıyor, yol boyunca bütün teknelerde bu görüntüye rastlıyoruz.








Alışveriş yapıyoruz. Eksiklerimizi tamamlıyoruz. 30 euro. Babası Antalya' da yaşayan bir bakkalla tanıştık. Bize 2 kutu bira hediye etti. İçme sularımızı aldık. 8 euro. Deodorant ve küçük bir şişe brandy alıp 15 euro ödedim.






Sonra yemeğe gittik. Hayatımda yediğim en lezzetli tavuğu yedim. Eğer yolunuz düşerse mutlaka gidin.



İnanılmaz akıllıca bir şey yapmışlar. Masaların üzerinde hiç bir şey yok. Herkesin önünde bir çekmece var. Tuzluk, biberlik, kürdan, ışlak mendil ve peçeteler bu çekmecenin içinde yer alıyor.
Aklım Greco pizza' nın yemeklerinde kaldı.

Akşam üzeri tekneye dönüp tavla oynadık.





Gece de limanda olmanın avantajından faydalanıp film seyrettik. " Kaptan Philips". Fena değildi.

Bu gece de buradayız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KARAVAN HAYATINA BAŞLANGIÇ

ODA İÇİNE BANYO YAPMAK

KARAVANDA İLK GÜN