2 Ağustos 2014 Cumartesi

ADRİYATİK GÜNLÜKLERİ 17 MAYIS 2014

Bugün 17 Mayıs 2014.
Bundan tam 17 yıl önce 17 Mayıs 1997 tarihinde tanıştım sevgilimle.
Yani bugün 17 yılı bitirip 18. yıla gireceğiz.
Oysa daha yeni tanışmış gibiyiz.

Yola çıkmadan çok önce, bu tarihte nerede olacağımızı tahmin etmeye çalıştık. Belki bir yerleşim yerinde, belki de ıssız bir koyda olacaktık.



Sabah Katakolo' da uyandık.

Hep birlikte harika bir kahvaltı yaptık. Köyden ekmek alıp, saat 11.00 gibi yola çıktık.

Neyse ki çok fazla yol gitmedik, saat 15.00 gibi ZAKHINTOS limanına girdik.









Hava daha yoldayken kararmaya başlamıştı. Limana girerken yağmur da başladı.
Limanda ana caddenin kenarına bağlandık.










Benzin almamız gerekiyordu. Ancak, bağlandığımız yolun karşı tarafında bir benzinci vardı.

Nasıl olacak bu iş diye,  gidip konuştuk.

Adamlar çok uyanık bir sistem kurmuşlar. Tekerlekli bir depo oluşturmuşlar.  Size ne kadar istediğinizi soruyorlar. Bizde, 2 ayrı depoda tam olarak kaçar litre eksik olduğunu bilmediğimiz için, tahmin ettiğimizden fazla istedik. Eğer getirdikleri fazla gelirse, yine de, sizden o depodaki miktarın parasını alıyor. Tanklara geri koyamayacaklarını söylüyorlar.

Yani akıllarına, uzun bir hortum yapıp yolun karşısına uzatmak gelmiyor. Ya da uyanıklık yapıyorlar.

Yağmur altında, şemsiyelerle bu ilkel yakıt alma işlemini yaptık.






Neyse bu işlemden sonra, teknede yemeğimizi yedik. Marketten alışverişimizi yaptık.

Bu arada , burada kalamayacağımız anlaşıldı. Yola devam edeceğiz.
Hiç değilse uygar bir mekanda, oturarak kahve ve sigaramızı içmek istedik.
Yolun tam karşısında bir cafe var.

Bizim 17. yılımız şerefine, onlara kahve ısmarlamak istiyoruz!!!.









GRECO CAFE. / 17 YIL

Bu arada gerçekten ısmarlıyoruz da. 4 kahveye 13 euro ödeyip, tekrar tekneye biniyoruz.

Ben burayı bizim Bebek sahiline benzettim. Tam caddenin kenarına bağlanmış tekneler , yoldan geçen insanlar ve trafik..........


Akşam 20.35 de ZAKHINTOS adasının koylarından birine demirledik. Koyda tek bir ev var ve bomboş gözüküyor.
Zaten genelde adalarda gördüğümüz evlerin hepsi kapalı, kimse oturmuyor.








Taşların üzerinde tekne isimleri yazılı, hazır halat bağlama yerleri var.

Çok güzel bir koy, kaya oluşumları çok ilginç.

Zeytinyağlı kabak+ peynirli mantardan oluşan yemeğimizi keyifle yiyoruz.






Sevgilim bana, tanıştığımız ilk gün yaptığı gibi, her yıldönümümüzde tekrarladığı , denizden çıkarılan taşımı ve mektubumu veriyor.

Ve nice uzun yıllar için kadeh kaldırıyoruz.

ONU SEVİYORUM....................


Bu arada benim için Zakhintos' un rengi , kesinlikle KIRMIZI.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder