9 Eylül 2015 Çarşamba

SIĞACIK

Sabah erken kalkıp, Karşıyaka' ya, sevgilimin kardeşinin evine gittik. Kahvaltıyı hazırlamışlar, bizi bekliyorlardı.

Bugün hep birlikte Sığacık' a gideceğiz.

Sevgilim Sığacık' lı. Ben de burayı çok seviyorum. Her sene en az bir kere gelmezsem içim rahat etmiyor. Bu geliş hele de mandalina zamanına rastlarsa bayılıyorum.
Mandalina en sevdiğim meyvedir. Bahçeye girince her ağaçtan sadece en güzel olan bir tanesini koparıp yeme, şımarıklığına yakalanıyorum.


Sığacık' ta çok tatlı bir evleri var.

Karavanımızı bahçelerine park ediyoruz.




 Çimler biçiliyor, akşam yemeği hazırlıkları yapılıyor.




 Gece tatlı sohbetlerle uzuyor.

Sabah kahvaltı etmek için limana gidiyoruz. Hafta sonları kurulan ekolojik pazarı gezip, alışveriş yapıyoruz. Aldığımız nefis börekleri, tatlıları, köy yumurtalarını, domates salatalıkları, deniz kenarında bir kahveye oturup, oradan aldığımız çay eşliğinde yiyoruz. Çaylara 10₺ ödüyoruz.






 Kahvaltıdan sonra denize girme zamanı.


Akşam üzeri eve dönüyoruz.

Evde kümes yapılması lazım. Ustaya yaptırtmak üzere çok güzel bir kümes çiziyoruz.  Üzeri tamamen açılabilen, metal konstrüksiyondan, kolay temizlenebilecek bir kümes olacak.

Gelen ustanın eline çizimi verip, etraflıca anlatıyoruz ve malzemeleri alıyoruz.



2-3 saat sonra kümesin nasıl olduğuna bakmak için, bahçenin diğer tarafına gittiğimizde çizimle hiç alakası olmayan bir yapıyla karşılaşıyoruz.

Eğimli olması gereken üstü dümdüz, tuğla örülmesi gereken duvarları yamuk, 35 cm. yukarıya takılacak tüneklerin bir bacağının 35 cm.e diğerinin 15 cme takılı olduğunu görüyoruz.

Sinirlenmemeye çalışarak, 
-neden böyle olduğunu,
-neden  elindeki çizime hiç bakmadığını
sorduğumuzda;
aldığımız yanıtlar sırasıyla şöyle:

-Üstü düz çünkü, tuğlalar arttı, ziyan olmasın diye dizmeye devem ettim
-Duvar yamuk, çünkü yerde tümsek vardı orayı atladım
-Tüneğin yamuk olmasının ise hiç önemi yok, çünkü onlar tavuk........


Ustayı kovup, kümesi kendimiz yapmaya karar veriyoruz.



 Her şey yoluna girdikten sonra sıra geldi yemeğe çıkmaya. Gündüzden ayırttığımız balıklar bizi bekler.







Bu yılki Sığacık maceramız da bu kadar.


2 yorum:

  1. Bu arada şehitler ve terör hiç umurunuzda olmamış, ateş bir şekilde sizi de bulur yakar, umursamaz şekilde keyif yapın bakalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu gezinin yapıldığı tarih Mayıs 2015. Bu kadar acı ve umutsuzluk içinde bir şekilde yaşamın da var olduğunu , en azından kendime hatırlatmak için şimdi yayınlıyorum. Bu ülkede yaşayan herkes gibi benim de canım yanıyor, ama oturup sosyal medyada sızlanmak yerine sivil toplum kuruluşlarında çalışmayı tercih ediyorum. Karşınızdakinin kim olduğunu, ne yaptığını bilmeden beddua etmek hakkını kendinizde nereden bulduğunuzu ise merak ettim doğrusu?

      Sil