SPA MERKEZİ VE MASAJ

Bugün dönmeden önce Kıbrıs' da son günümüz.

Programımız alışveriş yapmak ve daha önce randevu aldığımız  masajı yaptırmak.

Otelden çıkıp,  nihayet ring trenine biniyoruz. Bu trende geldiğimizden beri gözüm vardı. Otel ile Girne merkez arasında ulaşımı sağlıyor. Bir türlü saatlerini tutturamıyorduk. Bugün ne olursa olsun, binmeye kararlı olarak otelden çıkıyorum.

Veeee tam isabet..........






                                       


Kıbrıs da alışveriş deyince tabii ki niyetimiz içki almak. Fiyatlar neredeyse üçte bir ucuz burada.




                                                                      




                                                                


                                                                      

Rakının yapım aşamalarını gösteren bu vitrin düzenlemesine bayıldım.

İçkilerimizi ve Kıbrıs' ın meşhur karayağ adındaki zeytinyağından alıyoruz.

                                   


Elbette ki bunları taşımak için valiz de almak zorundayız.

Öğle yemeği için oturduğumuz yerde başımıza tuhaf bir şey geliyor. Belki de böyle şeyler sadece bizim başımıza geliyor, kim bilir ?


                         


Oturup yemeklerimizi ısmarladık. Biraz sonra benimkini getirdiler, ama vakit epeyce ilerlemesine rağmen sevgilimin ki bir türlü gelmiyordu. Sonunda sevgilim yerinden kalktı ve içeride garson ile tartışmaya başladılar. Masaya garson ile birlikte döndüler ve bu sırada garson sürekli olarak özür diliyordu. Neler olduğunu sorduğumda, sevgilim

- " Deminden beri görüyorum, benim yemeğim mutfaktan çıkıp, bar tezgahının üzerine kondu ama yemeği bana servis edecek garson, tabaktan sürekli bir şekilde patates kızartmalarını yiyordu."dedi.

Olaya inanamadık fakat, son günümüzde tadımızı kaçırmamak için, olayı kapatmaya karar verdik.

Fakat kalkacağımıza yakın aynı garsonun yanımıza gelip:

" Beyefendi çok özür dilerim ama, biz bunu hep yapıyoruz. Yemeğin sıcak olup olmadığını anlamaya çalışıyordum" demesi bardağı taşıran son damla oldu.

Bu sefer öfkeyle haykıran ben oldum.

" Ne yani dondurma ısmarladığımız zaman da, üstünden yalıyor musunuz? "




Hiç bir şey keyfimizi bozamaz


 Otele dönüp, masaj randevumuz için, spa merkezine iniyoruz.
Benim boyun fıtığım olduğu için, medikal masajı tercih ediyorum.
Spa merkezi Türklere % 40 indirimli. 2 kişi 100€ ödüyoruz.







 Medikal masaj+ taş masajının arkasından, hamam keyfi yapıyoruz.

Bu arada taşlar çok sıcak. Benimkini normalden daha düşük ısıda yapmalarına rağmen, biraz yanıyorum. Ama masaj olağanüstü. Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum.
Hamamdaki köpük banyosu ise üzerine harika geliyor.
Zaten kokular, mumlar ve müzik başlı başına bir keyif.
Her şeyin üzerine, bornozlarla yumuşacık minderlere yayılıp, içkinizi yudumlamanın zevki ise bambaşka...............


  Artık odaya çıkıp toplanma vakti.

Sempatik rehberimiz Anıl, havaalanı transferi için, 17.30 da hazır olmamız gerektiğini bildiren mesajını odamıza bırakmış bile.







      
                                    

Bu arada yazmadan geçemeyeceğim. Tüm otellerde çok enteresan şeyler gördüm. Çeşitli yatak toplama çeşitleri, kelebek şeklinde katlanan havlular ve daha niceleri...........

Ama ilk defa topladıkları yatağın üzerine, geceliğimi fiyonk şeklinde düzenleyen bir otel gördüm.....




                                        

Elveda Kıbrıs.
Bir daha kim bilir ne zaman geliriz.
Belki de buraya karavan ile gelmek enteresan olabilir?

O zaman tüm kıyıları gezebiliriz.

Bugün 14 Şubat.

İstanbul' a döndüğümüzde bizim için yine Sevgililer Günü.................


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KARAVAN HAYATINA BAŞLANGIÇ

ODA İÇİNE BANYO YAPMAK

KARAVANDA İLK GÜN